Içimizde bir şey, bir parçamız olduğu gibi kalmıştı; etrafımızdaki dünyadan korkuyorduk ve kendimize bundan dolayı ne kadar kızarsak kızalım, birbirimizi bırakamıyorduk.
Benim geçtiğim yerdeki ümitler uykuya dalar, çiçekler solar; her şey, istemiş olmanın pişmanlığını çeker. Ve her varlık bana fısıldar: 'İster Tanrı olsun, ister sümsüğün teki, benim hayatımı başkasının yaşamasını dilerdim.'