Kendimi ne kadar zayıf bırakmışım yıllardır. Yollara çıkmamışım da içime kapanmışım. Pencereleri açmak istemiş ama perdeleri kapatmışım. Doğrusu bu zannetmişim. Öyle öğrenmişim. Başka türlüsünü denememişim. Muhtaç olduğumu zannettiğim kalabalıkları bırakıp sadeleşiyorum mesela. Görünmek için olmayı, göstermek için yaşamayı, sevilmek için uğraşmayı yapamıyorum artık. "Olması gerek" diye biten cümlelerin defterleri kapandı içimde. "Olduğum gibi" diye başlayan yeni şiirler biriktiriyorum.
Bu noktada Lev Tolstoy'un söylediklerini hatırlamakta fayda vardır:
"Hayattaki aşırı düzensizliğin başlıca nedenlerinden birisi herkesin hayatta iyi bir düzen kurmaya çalışması, fakat hiç kimsenin hayatın kendisini düzene sokmak istememesidir."
"Eski insanlar, eski binalarıyla gitmişler de, yerlerine Cumartesi öğleden sonra eğlenmek isteyen, gürültücü, neşeli, meraklı bir kalabalık ve onların yeni apartmanları gelmişti."