Rodeon

Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İnsan, onurunu bir toplama kampında bile koruyabilir. Dostoyevski bir keresinde şöyle demişti: “Beni korkutan tek bir şey var: Acılarıma değmemek.” Kamptaki davranışları, acıları ve ölümleri, son içsel özgürlüğün kaybedilemeyeceği gerçeğine tanıklık eden şahitlerle tanıştıktan sonra, bu sözler sık sık aklıma geliyordu. Bu insanların çektikleri acıya değdikleri söylenebilir; acıya katlanma yolları, gerçek bir içsel başarıydı. Yaşam anlamlı ve amaçlı kılan şey de, insanın elinden alınamayan işte bu ruhsal (tinsel) özgürlüktür.
Sayfa 82
Rodeon
Yani demek istediğinizi anlıyorum, hatta belki de mevcut karamsarlığım olmasa idi ben de sizin gibi onurla alakalı kanatlı sözler söylerdim fakat ne yazık ki böyle düşünmüyorum uzun bir süreden beri. Kişinin bedenini toplama kampına alan irade onun zihnini de iradesini de isterse alabilir. Buna karşı koymak mümkün değil, zira gördüğüm ve deneyimlediğim kadarıyla herkesin bir 101 nolu hücresi var.
İnsan, onurunu bir toplama kampında bile koruyabilir. Dostoyevski bir keresinde şöyle demişti: “Beni korkutan tek bir şey var: Acılarıma değmemek.” Kamptaki davranışları, acıları ve ölümleri, son içsel özgürlüğün kaybedilemeyeceği gerçeğine tanıklık eden şahitlerle tanıştıktan sonra, bu sözler sık sık aklıma geliyordu. Bu insanların çektikleri acıya değdikleri söylenebilir; acıya katlanma yolları, gerçek bir içsel başarıydı. Yaşam anlamlı ve amaçlı kılan şey de, insanın elinden alınamayan işte bu ruhsal (tinsel) özgürlüktür.
Sayfa 82
Rodeon
Bana iyimser ve pek bi romantik geldi bu tespit; ben şahsen daha bi orwellyenim bu konuda. Zira toplama kampına "alınmanın" kendisi zaten insan onuruna aykırı bir hadise. Bu yüzden onuru dışarıda bırakmadan toplama kampına girmek pek mümkün değilmiş gibi geliyor.
Sait Faik, bazı öykülerde, imtihana tabi tutulmamış, yaşamda zorluk görmemiş, hep talihli olan insanı küçümseyerek anlatıyor, “kalp yumuşaklığı bile bilmez” diyor. Başka bir öyküde de böyle insanı ikiyüzlü kabul ediyor. “(…) ne cesaretini, ne cömertliğini, ne gururunu tecrübeye, bir imtihana tabi tutturmamış, her devirde talihi yaver gitmiş birisiydi. (…) Belki de sonuna kadar bu imtihandan kurtulacaktı. Namuslu, cesur, cömert ölecek olan bu adamın hakikatte korkakların en korkağı, namussuzların en namussuzu olduğunu alnında okuyordu. Bu adam o kadar talihliydi ki daha, ikiyüzlülüğünü kendi kendisine bile duyacak fırsat düşmemişti.” s.78 İlgimi çekti ve hoşuma da gitti. Zorluklarla sınanmışlık ve talihsizlikler kalp yumuşaklığı mı oluşturur yoksa kalp katılığı mı emin değilim fakat sınanmamış kişiliklere yakıştırılan sıfatlar sorgulanmalı bence de. Belki de bu kadar talihlileri, Sait Faik’in yaptığı gibi, ikiyüzlü kabul etmeli :)

E.

@novaatlantis
·
imtihana tabi tutulmamak*
Bu kadar sevilmek ihtiyacıyla kendine yaklaşan bir hayvanı reddedebilmek için insanın ömründe hiç aşık olmaması, hiç sıkıntı çekmemesi, hiç kalp yumuşaklığı nedir bilmemesi lazım gelir. Böyle insan da olmaz diyebiliriz.
Sayfa 63·Kitabı okudu
E. isimli okura yanıt verildi
Rodeon
Türk atasözüdür; "altın ateşte, insan mihnette bellolur"