Sait Faik, bazı öykülerde, imtihana tabi tutulmamış, yaşamda zorluk görmemiş, hep talihli olan insanı küçümseyerek anlatıyor, “kalp yumuşaklığı bile bilmez” diyor.
Başka bir öyküde de böyle insanı ikiyüzlü kabul ediyor.
“(…) ne cesaretini, ne cömertliğini, ne gururunu tecrübeye, bir imtihana tabi tutturmamış, her devirde talihi yaver gitmiş birisiydi. (…) Belki de sonuna kadar bu imtihandan kurtulacaktı. Namuslu, cesur, cömert ölecek olan bu adamın hakikatte korkakların en korkağı, namussuzların en namussuzu olduğunu alnında okuyordu. Bu adam o kadar talihliydi ki daha, ikiyüzlülüğünü kendi kendisine bile duyacak fırsat düşmemişti.” s.78
İlgimi çekti ve hoşuma da gitti.
Zorluklarla sınanmışlık ve talihsizlikler kalp yumuşaklığı mı oluşturur yoksa kalp katılığı mı emin değilim fakat sınanmamış kişiliklere yakıştırılan sıfatlar sorgulanmalı bence de. Belki de bu kadar talihlileri, Sait Faik’in yaptığı gibi, ikiyüzlü kabul etmeli :)