Zira hepimiz yaşamla bağını az ya da çok kaybetmiş, kör, topal idare eden insanlarız.
Hatta yaşamdan öylesine kopuğuz ki gerçek "canlı hayata" karşı adeta tiksinti duyuyor, bize hatırlatılmasına dahi katlanamıyoruz.
Kim imanını eylemlerinden, inancını uğraşlarından ayırabilir? Ki saatlerini önüne serip, "Bu Tanrı için, bu kendim için mi; bu ruhum için, bu da bedenim için mi?" diye sorabilir? Bütün saatleriniz evrende benlikten benliğe çırpılan kanatlardır.