Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
22 Ve göremedim hiçbir şeyi; çevirdim öne bu defa,
Kavuşmak için tatlı rehberimin ışığına,
Kutsal gözleri parıldıyordu gülümserken bana.
25 "Gülersem şaşırma, " dedi bana,
"Muhakeme etmene çocukça,
Hakikate basmıyor ayakların hala,
28 Zihnin yanıltıyor seni, sevk ediyor boşluğa;
Gerçek ruhlardır gördüklerin karşında,
Yeminlerini layıkıyla tutamadıkları için koyuldular buraya.
43 İmanımızla kabul ettiğimiz burada, görülebilir
orada,
Gösterilmeden hem de, bilerek doğrudan doğruya,
Malum olan ilk hakikatmişçesine insana.1
46 Cevap verdim: "Hanımım, tüm sadakat ve samimiyetimle,
Şükranlarımı sunanın Rabbime,
Fani dünyadan bunca uzağa beni getirene.
49 Söyler misin bir de, bu kara lekeler ne
Seyyarenin bedeninde, aşağıda, yeryüzünde,
Sebep olan insanların Kabil'i rivayet etmesine?"2
52 Dedi ki küçük bir tebessümün akabinde:
"Duyuların anahtarı döndürmediğinde hakikat kilidini,
Fanilerin eksik ya da hatalı kalan fikirleri,
55 Vurmamalı şaşkınlık oklarıyla seni,
Yine de vakidir elbette,
Bir suret uyum göstermeyebilir sanatçının niyetiyle,
Zira tepkisiz sağır olabilir malzeme;
1 30 Ve işte tabii seyrinden benzer bir şekilde,
Sapabilir bir mahluk, sahiptir bu kudrete,
Zira sevk olması mümkün başka yöne;
1 3 3 Misalle düşün, yıldırım nasıl iniyorsa buluttan
aşağıya,
Yanlış sevinçlere yönelen insan da ilk insiyakıyla,
Çevirebilir yüzünü dünyaya.
Ki semanın büyük bir kısmı tutuşmuş gibi görünmekte
Güneşin alevleriyle, ne yağmur, bir nehir ne de,
Böyle engin bir göl var etmemiştir kesinlikle.
02 Sesin ve böylesine parlak ışığın yeniliği,
Körükledi bende sebebini bilme isteğini,
Öyle ki bir şeye olmamıştım hiç bu kadar hevesli.
85 Ve o, kendimi gördüğüm gibi görüp bilen beni,
Teskin etmek için endişeli zihnimi,
Açıp ağzını, ben açmadan sormak için benimkini,
88 Dedi ki: "Hatalı tasavvurunla kendi kendini
Köreltiyorsun, yıkmazsan bunu eğer ki,
Göremeyeceksin görebileceklerini.
91 Sandığın gibi, değilsin artık yeryüzünde;
Şimdi kendi meskeninden inen bir yıldırım bile,
Yavaş kalır kıyaslanınca senin asıl evine yükseli
şinle."