Aydanur

İstanbul'un Bir Yüzü
5/10
·198 syf.··
2024 4. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Mayıs 2024 21:31
Refik Halid Karay'ın 15 Eylül 1918'de başlamış 15 Aralık 1918'de bitirmiş olduğu bu eseri 1920 yılında "İstanbul'un İç Yüzü" adıyla yayınlanan ilk romanıdır. Sonraki baskılarda 1939'da "İstanbul'un Bir Yüzü" ismiyle yayımlanır. Günlük - Anı tarzında yazılmış, kahraman bakış açısına sahip bir eserdir. Meşrutiyetten önce ve sonraki İstanbul'un sosyal yaşamının kaleme alındığı bir eserdir. Refik Halid İstanbul'un değişik çevrelerinden değişik kişileri anlatıp bunların yaşam hayatlarından İstanbul'un bir yüzünü ortaya çıkarıyor. Romanın anlatıcı kahramanı İsmet karakteridir. İsmet ne iş yaptığı meçhul, konakta büyümüş bir kadındır. Roman içerisinde birçok karakter vardır ve bu karakterler birbirlerine benzerlik gösteren özelliklere sahiptirler. Kitaba ilk başladığımda akıcılığından keyif almıştım ancak sonrasında ben ne okuyorum? Dedirten bir eser oldu. Keyifli Okumalar.. İstanbul'un Bir Yüzü Refik Halid Karay
Edebiyat & Roman
İstanbul'un Bir YüzüRefik Halid Karay · İnkılap Kitabevi · 2011302 okunma
Reklam
"Makineleşmiş İnsan"
7/10
·172 syf.··
2022 20. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 01 Kasım 2022 20:30
İnsanın aynası kitaplardır. Bu sözü yeni bitirmiş olduğum bu kitapla özdeşleştiriyorum sadece bir değişiklik yaparak insanın aynası insandır. Öncelikle kitabın konusundan bahsedecek olursam bir distopya düşünün veya düşünmeyin gerçek hayattada kitapta geçenleri yaşamıyor değiliz. Tecavüz, taciz, hırsızlık, cinayet Aklınıza gelebilecek iğrençlikleri 10'lu yaşlarında gerçekleştiren 4 arkadaşın hikayesi .Baş karakterimiz Alex 3 arkadaşı ile geceleri sokaklarda eşkıyalık yapan şiddetin her türlüsüne açık ve gerçekleştiren çocuklar . Kitabın başından sonuna kadar anlatıcı Alex’tir. Kendilerince kurdukları dörtlü çetesiyle Dim, Pete ve George bu dörtlü, geceleri sokaklarda insanları yaşlı, genç, kadın, erkek farketmeksizin şiddet uygulayıp, hırsızlık yapıp, tecavüz eden çocuklar. Çocuklar diyiyorum çünkü hepside henüz 10'lu yaşlarındalar. Böyle geçip giden günlerinde zamanla çete içinde yaşanacak liderlik çatışması sonucu kardeşlerim dediği arkadaşları tarafından Alex'in kadesi boylamasıyla hikaye başlar. Hapishanede geçirdiği dört yılın ardından "Suçluları Yeniden Topluma Kazandırma" programıyla son derece insanlık dışı olan deneylerin ilk kobayı Alex seçilir ve deneyi tamamlayıp özgürlüğüne kavuşur. Konudan bu kadar bahsetmem yeterli gibi. Kitap baştan sona argo kelimelerden oluşur. Hatta kitabın isminin kaynağı da İngiliz argosuna dayanır. Burgess, bu durumu şöyle açıklıyor: “İngiliz argosunda bir deyiş vardır: ‘queer as a clockwork’. Bu çok sevdiğim lafı, yıllarca bir kitap başlığında kullanmak istemişimdir. Tabii bir de Malezya’da ‘canlı’ anlamına gelen ‘orong’ sözcüğü var. Kitabı yazmaya başladığımda, rengi ve hoş kokusu olan bir meyvenin kullanıldığı bu deyişin, tam da benim anlatmak istediğim duruma, Pavlov kanunlarının uygulanmasına dayalı bir hikayeye çok iyi
Araştırma-İnceleme
Otomatik PortakalAnthony Burgess · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2009113bin okunma
Bir İdam Mahkumunun Son Günü
9/10
·90 syf.··
2022 19. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 30 Ekim 2022 15:43
Bir İdam Mahkûmunun Son Günü orijinal ismi ile Le Dernier Jour d'un Condamnè Fransız asıllı yazar Victor Hugo'nun 1829 yılında henüz 26 yaşındayken kaleme aldığı bir eserdir. Kitap ilk basıldığında Victor Hugo 'nun ismiyle basılmıyor.Hugo bu eserini toplumu ve hukuk düzenini eleştirmek üzere kaleme almıştır. Fransanın ünlü meydanı Greve meydanında bir gencin idamına şahit olan Victor Hugo bu olaydan derinden etkilenir ve bir nevi idama dur demek ister o sebeple bu kitabı kaleme alır . Kitabın ön sözünde de Hugo amacını belli etmektedir ve idam cezasının insani bir tarafı olmadığını uzun uzadıya anlatmaktadır. Hugo eserinde her kesimden insanı eleştirir İdama mahkum eden burjuva sınıfını da idama alkış tutan halkı da.. Kitap Victor Hugo’nun önsözü ile başlıyor. Önsöz yaklaşık 20-25 sayfa sürdükten sonra Trajedi Hakkında Bir Komedi adında diyalog türünde ki önsözü başlıyor. Toplumun çeşitli yerlerinden gelen kişilerin olduğu bu konuşmada bu kitabın Victor Hugo tarafından ilk basıldığında yazar adının paylaşılmadığını, okuyucu kişilerin kitap hakkında düşüncelerini, kiminin okumaya bile yaklaşmadığını, idamı nasıl savunduklarını ve idamın kaldırılmasına karşı düşüncelerine şahit oluyoruz.10 sayfa süren bu önsözde bittikten sonra idam mahkumuyla baş başa kalıyoruz. Kitapta neden yaptığı bildirilmemiş olsada cinayet işlemiş ve mahkeme süreci başlamış suçlunun duygularıyla başbaşa kalıyoruz. Avukatının kürek cezası alması için çabasına karşı ölmeyi yeğleyen suçlu, 6 hafta sonrasında idam cezasına çarptırılacağını öğreniyor. Cezası açıklandıktan sonra kendisini bir kitapta okuduğu “insanların hepsi belirli bir süre için ertelenen ölüm cezasına mahkumdurlar” sözüyle avutmaya başladığı ruh haline girdiğini görüyoruz. Arkasında bırakacağı üç kadından bahsediyor ama içlerinden
Araştırma-İnceleme
Bir İdam Mahkûmunun Son GünüVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2026152,4bin okunma
İnce Memed
8/10
·438 syf.··
2022 2. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2022 21:27
Yaşar Kemal'in 32 yıllık bir zaman diliminde yazdığı ve dört ciltten oluşan roman serisinin ilki. Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına rastlayan bir isyan öyküsünü konu alır. Çukurova köylüsünün ağalık düzeni karşısındaki mücadelesini anlatır. Benim için yazarın şu sözleri bu kitaba olan saygımı arttırmıştır. "1953'te muazzam bir kış olmuştu, hatırlarsınız Boğazı buzlar kaplamıştı, odunum olmadığı için birkaç ceketi üst üste giyip eldivenlerle yazdım İnce  Memed'i..." İşte bu sözlerin ben de tesiri farklı oldu. Yaşar Kemal o kadar güzel gerçek bir karakter oluşturmuş ki onun gerçekten var olduğunu düşünüyorum. :-) İnce Memed gerçekliğine inandığım yetim küçük çocuk yaşlı annesiyle birlikte yaşamakta. Köyün ağası olan Abdi Ağa'nın işlerini gören tarlada bağda bahçede çalışan Ağa'nın baskılarına maruz kalan yiğit delikanlı. Ama bir gün bu yaşantıya, baskılara karşı gelir ve köyden kaçıp Süleyman adlı birinin yanına sığınır. Bu durum tamamıyla Abdi Ağa'ya isyandır. Bir gün Memed'in annesi oğlu dönmeyince Abdi Ağa'nın yanına gider birlikte günlerce dağ bağır Memed'i ararlar ama bulamazlar. Memed ise köye dönmemekte kesin kararlıdır. İçerikten bu kadar bahsetmem yeterli diye düşünüyorum henüz okumamış olan okuyuculara Spoiler'i vermek istemiyorum. Kitap'ın dili oldukça sade ve akıcı bir dille yazılmış müsait bir zamanınızda okursanız eğer iki gün gibi kısa bir sürede bitirirsiniz benim gibi uzatmadan biter. Kitab'ı her yaştan okuyucuların rahatça ve sıkılmadan okuyacaklarını düşünüyorum. Keyifli okumalar.
Edebiyat
İnce Memed 1Yaşar Kemal · Yapı Kredi Yayınları · 202374,3bin okunma
MASALLA GERÇEĞİ BİRLEŞTİREN BİR ESER
10/10
·174 syf.··
2021 37. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 26 Aralık 2021 17:33
Beyaz Gemi Cengiz Aytmatov'un dede torun ilişkisini anlattığı duygulu bir eser. Duygusal açıdan fazlasıyla yoğun hissiyatlara kapılacağınız dede torun arasındaki o tatlı bağı hissedecek ve içinizi saracak çok farklı duygularla iç içe olacaksınız. Roman annesi ve babası ayrılınca dedesi tarafından büyütülen bir çocuğun yaşamını konu almaktadır romanın baş kahramanı olan bu çocuk Issık Gölü kıyısında dedesi ve ninesi ile birlikte teyzesinin kocasının evinde yaşamaktadırlar ama nasıl yaşamak. Evde yaşayan herkes teyzesinin kocası Orozkul tarafından eziyet görmektedir. Orozkul sinirli bir yapıya sahip ve aşırı derecede alkol kullanan biridir. Özellikle karısına çocuğu olmadığı için daha fazla şiddet göstermektedir. Ve kimse bu durama karışamamaktadır. Çocuğun dedesi Mümin dede ise tam anlamıyla iyilik timsali biri, herkese güler yüzüyle yaklaşan, insanların yardımına koşan, adı gibi mümin olan biri. Bu özelliklerinden dolayı köylüler ona "kıvrak" lakabını takmıştırlar. Mümin dede torununa sürekli farklı farklı masallar anlatır bu masallar çocuğun geçmişle bağlantı kurmasına yardımcı olur. Bu masallardan onlar için en önemlisi ise Boynuzlu Maral Ana masallıdır.. Ama inandıkları bu masal onları çok üzer... Küçük çocuk dedesinin ona vermiş olduğu dürbün ile her yerin gözüktüğü bir tepeye çıkar ve çocuğun görmek istediği Beyaz Gemiyi izler. Isık Gölünde arada bir görünen babasının gemide olduğunu düşünen küçük çocuk bu gemiyi izlemeyi çok sever ve hayaller kurar. Bir balık adam olduğunu ve Isık Gölden gemiye ulaştığını. Ama ne çocuk bir balık adam oldu ne de Beyaz Gemi'ye ulaştı. Kitabı çok daha fazla anlatabilirdim çünkü çok daha fazla insanın okumasını istiyorum benim gibi geç kalmadan. Ben geç kaldım sizler geç kalmayın. Okuyun Okutturun
Edebiyat
Beyaz GemiCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 199987,4bin okunma
Reklam