⎯ Letavitsa.

⎯ Letavitsa.
@Letavittsa
Benim ruhumu canlı tutan Tanrıyı; En yüce şekilde yarattım ruhumda, Benim evrenimde, Yalan ve nefret yerine sevgi ve hüzün vardı. Susmayan zihnimin içinde yalnızca sen vardın.
yeuX.
Tu déverses sur ma ville comme de la poésie Le ciel qui t'envoie ment, ton âme donne, vie à mes racines dans la terre. La pluie touche mes larmes, pas mes yeux Ton amour apporte de la fraîcheur à mon âme, ton absence apporte de la douleur à l'univers, Ton âme appelle doucement l'amour à mon âme. Ton âme est seule avec moi, s'approchant de Dieu au sommet Les larmes vous portent au sommet de Dieu
Şiir
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hepimizin tek bir arzusu var.
İnsan yalnızca başkalarının gözlerinde varolduğunda gerçekten varolur.
Felsefe
Toplum, insanı kabul edebilmek için onu yargılar, ama insan kendi vicdanı tarafından yargılanmazsa, sonunda kendini dış dünyaya kaptırır.
Felsefe
Bazı sözlerin bir kimsenin içinde ne denli büyüdüğü bilinmez, söz ağzından çıkarken hafiftir fakat işitenin içinde büyür de büyür; bundan ağırdır yazdıkları. Yazar olmak bazen çığdan sanat yaratmak gibi, mevsimleri değiştirmek gibi, sanatın aşkla buluşması gibi, sensiz geçen günlerin geçmişe dayandığı imgeler gibi. Bundan yaratılır yazıları. Sözlerin büyüklüğü üzerine kişinin zihnini kül eder, yakar; ama bitirmez, acı güçtür ve içsel dünyayı çoğaltır. Küllerinden doğan cennete erişir, derinliklerine, asla yanmayacak, kimsesizlikten donmayacak hâline. Acı sevgidir, acı cennettir, acıyı cennet etmektir büyümek, olgunlaşmak. İnsan bu acıyı melankoli olarak tanımlamalı; acı huzur.. melankoliksin ama derinlerde en mutlu sensin, acı seni koca bir tabloya eriştiriyor. Yanıyorsun ama derinlerde, en köşelerde en serindesin, yalnızsın ama tekliğin verdiği güçtesin, sevilmiyorsun çünkü dünyanda yalan, çıkar yok. Seviyorsun çünkü ruhunu buldun. Açıyorsun, köklerine eriştiğinde büyüyorsun.
İnsanoğlunun üç trajedisi var bana göre; ölüm, aşk, zaman. Dünya üzerine şiir yazarak dönüyor ve insan olmanın, düşünmenin olağanüstülüğü burada ortaya çıkıyor. Varoluş, hissetmek, aşık olmak ve ölmek tam bir trajedi, tam bir sanat. İnsan olalı uzun yıllar olmasa da normalmiş gibi, sıradanmış gibi hissettiriyor sürüye, olması gerekenmiş gibi; ama değil. İnsan duvara yaslandığında onu iten gücünün aslında bir madde değil kendi içsel duygularının ağırlığı olduğunu bilmeli, tam üç şey var yaşamak için; zaman, aşk ve ölüm.