⎯ Letavitsa.

⎯ Letavitsa.
@Letavittsa
Benim ruhumu canlı tutan Tanrıyı; En yüce şekilde yarattım ruhumda, Benim evrenimde, Yalan ve nefret yerine sevgi ve hüzün vardı. Susmayan zihnimin içinde yalnızca sen vardın.
Birine baktığında, dinlediğinde, sevdiğinde, konuştuğunda, anladığında ağlayabiliyorsan bu anlamlı. Birinin güzel, seksi, alımlı, çekici olması göze hitap etmesinin sınırlı kalmasıyla birlikte, çürümedir de. Biri gözlerinden o yaşı akıtabiliyorsa bu alımlıdır, önemli olan ruhların ortak bir yerde, ortak bir paydada buluşması, geçicilik değil, kalıcılık. Bir şarkıyı dinlediğinde kendinden geçip coşuyorsan bu bir başarı değil, geçmişe gidip ağlıyorsan, hatıra filmi oluşturuyorsa zihninde, romantikleşiyorsan, sanata evriliyorsa ruhun; bu başarı.. vermek istenilen şeyi alabiliyorsan, her nefesten bir anlam çıkartabiliyorsan, ki şayet anlamı olan, içi dolu olan bir şahsı dinlerken gözünden yaş akıyorsa, anlamı varsa yaşamanın, ruhunda bir yerlerde canlı kısım varsa, biri dokunup yeşertebiliyorsa bu gerçek başarı. Altı dolu olmayan ego, zevk, şehvet ve haz tatmini uğruna yapılan şeyler değil. Canlılığı bulmak, dokunmak, sevmek, ölü yaraların katilini ve sebebini bulmak başarıya adımdır, ruhunu unutup diri diri gömmek değil, aslında suçlayıp bahane bulduğunuz kökten gelen aile, çevre size sevgi vermek zorunda değil, sevgi zaten içinizde; önemli olan sıkışmışı ölümden kurtarmak, canlıyı yeşertmek, bir varlık ruha dokunmuyorsa boştur, ağlatmıyorsa, izi yoksa varlığı yoktur bana göre. Ruhun canlıysa ağlarsın, doğduğunda ağlarsın, henüz ölü canlar uğramadıysa yeşerirsin toprağında, bundan en sevdiğim sanatçı söylediğinde, konuştuğunda ben hep ağlarım. Ölü sevgi bulunmayan ruhuma dokunabildiği için.. rengini katabildiği için evrenime.. Çok fazla arzumuz var sanıyoruz ama aslında tek bir tane. :)
Duygu ve Düşünce
Reklam
Nasıl öfkelenmem düşündükçe milletimi, çırpınıyor ayakları altında bir avuç hergelenin.. Nazım Hikmet Ran
Edebiyat
Aslında hiçbir şey yasa dışı değildi, çünkü artık yasa diye bir şey yoktu.
Alıntı
Sevda kanatları.
Görünmediğin yerde, kuşlar uçuyor. Görünmediğini düşündüğün yerde; kanatların kayboluyor. Şiirlerin sen değilsin; satır aralarında gizli onlar. Görülenler ruhunda, görülmeyenler kalanlar. Sen de görülmemiştin esasında, Görmüştün yalnızca; Sevmiştin. Sevdalılar görülmeden uçarlar, Gezerler sevda denizinde; maviler. Açarlar içlerini, açılmaz renkleri, kalırlar.. -ℒetavitsa.
Şiir
Bana kalırsa dünyada olmak, tablonun içinde tabloya rastlamaya benzer. Büyük bir aşk tablosu, ama tablonun içinde de bir tabloyu barındırıyor, usta sanatçılar ve usta Tanrı ilişkisi.. dünya ise rüya içinde rüyaya dalmak gibi, büyük bir rüyadasın ancak yorulup düştüğün vakitte tekrar rüyaya dalıyorsun. Tanrı’nın ruhu izleyişi büyük uyanış gibi, tıpkı tablonun içindeki tabloya odaklanan insanlar gibi. Asıl gerçek orada mı saklı bilemezsiniz, tablonun içindeki tablo mistik ve uçsuz bucaksızdır, rüyaların tuhaflığı gibi.. ama sonuç olarak; hepsi sensin. Hepsi zihnin. Hepsi ruhunun ince parçaları. Âşıkların tümü cennette derin bir uykuda, beyhude hırslar ise düşüyor.
Felsefe
Reklam