Varlığının yanında eksik her şey,
Varlığın yanında varlık,
yokluğun karşısında varlığı var edendir,
Gözündeki iris saklı ormanlara can veren miydi, bundan mıydı varlığı tümden olan ağaç olmak isteyişim?
Rengimi senden aldığımdan yazıyorum her şiiri,
Aşkımın rengi solmasın; hayalim.
Ruhunda görülense, bir Tanrı’nın bir benim gördüğüm,
Yücelten bir ben, Tanrı’ya ulaşan bendeki.
Senin şiirin, senin tuvalin, senin eskizin tanıştığımız günün gecesi.
Güzelliğini ölçmek için kıyaslamak gerekir bazı şeyleri, bilirsin satın alınamayan şeyler değerlendirilemez, ben seni değerlendiremiyorum,
değerinle yüceltiyorum Tanrı gibi.
Gözlerinin dibinde hasta çocukla yaşıyorum eski sen gibi.
Eski biz gibi, dans ederken döner durmaz dünya gibi.
Sen gittiğinde benim dünyam durdu.
Göz ışıklarım Tanrı’ya döndü,
dünyada hiç yeri yoktu.
Sen ansızın gelirken ben Tanrı’ya cenneti tasvir ederdim oysa; seni anlatır durmazdım.
Geldiğinde seni sana anlatır cennetine kavuştururdum seni,
İçine çekerdim, evine dönerdin elimle,
Tanrı hangi yanı gösterirse,
sen varsan evvela cennettir.
Ruhumda şiiri olan ellerindir,
Yazdığım kalemden değil, yaşamayı, yazmayı öğretenden.