Benim ruhumu canlı tutan Tanrıyı;
En yüce şekilde yarattım ruhumda,
Benim evrenimde,
Yalan ve nefret yerine sevgi ve hüzün vardı.
Susmayan zihnimin içinde yalnızca sen vardın.
İşine geldiğinde şeytan da kutsal kitaptan örnekler verebilir.
Kendine kutsal tanık bulan kötü bir ruh yüzüne gülen alçağın biridir, dışı iyi, ama içi çürümüş bir elma gibidir.
Ah şu sahtekârlık ne düzgün görünür dışarıdan!
“Bazen düşünürüm, ne garip mahluklarız?
Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz; fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?”
Nasıl dayanırım kendime hasretimden?
Nasıl ayılırım sana özlemimden hiç beklemeden?
Ne zaman bir dilek tutsam sen varsın karşımda.
Ne zaman nesirler dizilse, bedenin arkalarında.
Bir kuş üfler omzuma,
Yelkenlere takılmadan uçarım seninle,
Sanki anılardan uzanıyor mektuplar el ele,
Çok geçtim cennetten,
Çok geçtim senden, benden, bizden..
Çok su gördüm, çok susadım sana
Bir senin ruhun zehir olmadı bana
Nasıl atarım kendimi özlem denizlerinden?
Dalgalarla boğuşmak seni severcesine,
Ellerimle var etmek sanatı, Tanrı’nın sana dokunduğu ellerle,
Gündüzü gece edip kanadımı öpercesine,
Noksan günleri yaşamadan geceye geçerdim sevişince.
Baktığında özlem denizine soğuktur biraz,
Pencereden kaçamamış, gündüzleri enkaz
Ağlatır inan, ağlarsın tinin kıyısında.
Bir benim ruhumu bilir zihnin yıkılmış akşamında.
-Letavitsa.
Bu ruh ve bu zihinle uzun köklü
soluksuz bir ağaç olmayı dilerdim,
kimseye değmeden geçmeyi
ve rüzgâr nereye eserse insanlığın önemsiz uğraşlarına sahip olmamayı,
kendimle, eksenim etrafında sonsuzca evreni izlemeyi,
zamanım çalınmıyormuşçasına
yalnızca sevmeyi dilerdim.
Yalnızca kendime yaslanmayı,
kendime çekilmeyi yâhut kendime serinlemeyi, köklerimle derinleşmeyi;
geleceği düşünmeksizin
ruhuma adanmayı dilerdim.
Belki aldığım nefesin zehir olduğunu bilmeden
nefes vermek isterdim başka evrenlere.
Sanatçı, sanatını kendini tatmin etme arzusuyla yapsa da, toplumu etkiler. Sanatçı, toplumun kendisidir, toplumun kendinde uyandırdıkları, çevreden etkilenen kişiliği, yaratıcı zihniyle, sanatı hem sanat için, hem de toplum için icra eder. Bu yüzden sanat her şey içindir. Evrende görülenden görülmeyene, her biri için.
-Letavitsa.