Benim ruhumu canlı tutan Tanrıyı;
En yüce şekilde yarattım ruhumda,
Benim evrenimde,
Yalan ve nefret yerine sevgi ve hüzün vardı.
Susmayan zihnimin içinde yalnızca sen vardın.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bıraktığın şiir hâlâ beynimin sağ yanında,
Sol avucumda göğsüme sapladıklarımdan.
Sırtı yükünden esirgenmiş cenin pozisyonu,
Kaldıramamış dünyayı sarılmış kendine ait hissettikleriyle,
Ait olması gerektiği yerde.
Bak ruhuna, cenin pozisyonundayım.
Seni özlediğim yerde.
Günün birinde, rüyamda resmettim Tanrı’yı,
Her düşündüğümde döktüğüm aziz gözyaşı;
pişmanlığım kadar derin, ruhumdaki fırtına kadar güçlüydü
Adımı hatırladım, bilmezdim oysa öldüğümü
Rüyalar da kandırırmış insanı
Nasıl anlamadım dünyayı?
İnsanın peşinden koştuğu birer zaman mutluluk ve tüm değerlendirilebilecek şeylerin sınırlı kaldığını.
Gözlerim açıldığında anladım ki, derinlerde yatan gerçekler toprakla sınırlandırılmış,
Yaşarken ruhumda açan çiçeklerin asıl kaynağı burasıymış.
Şimdi nasıl anlatırım insanlara bir ruhun gerçek olduğunu?
Her şeyin mutluluk kadar rüya, aşk kadar gerçek, Tanrı kadar derin olduğunu?
Gözlerin açılıp kapandığında değil, uzunca kapanıp sonsuzluğa açıldığında anlayacaksın ruhunun kim olduğunu.
-Letavitsa.