Bir keşmekeşin ortasındayım.
Rezillik diz boyu.
Bazı şeyleri artık kendime bile itiraf edemiyorum.
Bir yalan uydurdum, takıldım peşine.
Gittikçe cisimleşiyor gözümde;
avanlıklar putlaşıyor.
Uydurduğum gerçekler konuşuldukça
dilimi kırık cam parçacıkları gibi kesiyor,
kanatıyor eski yaraları.
Sustum.
Ama düşünceler çürütüyor beynimi.
Ne konuşabiliyorum
ne de sessizce toprağa gömülebiliyorum.
Zamanı unuttum.
Duvara çentik atmayı bıraktım;
şimdi her günü beynime çakılan bir çiviyle hesaplıyorum.
Hesap kitap bilmem aslında,
ama geride kalan bir sayfa,
önümdeyse doğum sancısı gibi bir ömür bekliyor beni.
Kurtulmak için ruhumu bile satardım.
Ucuz pazarlıklardan sonra ağlamıyor artık hiçbir bebek.
Sağırlarştı kulaklar ezana ,
Sarılmıyor sâbî'ler kundağa.
Yeni, aydınlık bir gelecek için...
Gecenin karanlığını örttüm üstüme,
günahlarımı saklamak için.
Ay ışığı nöbet tutuyor başımda,