Daima gökyüzünden bir şey bekler gibi duran ve günden güne sararıp solan bu güzel ağacın hâline, bütün kâinat içinde yalnızca seher, her sabah birkaç damla gözyaşı dökerdi.
Şu gerçeği itiraf etmeliyiz ki bizler çoğunlukla en uzak yerde bulunan bir ailenin, mahrem hâllerinden haberdar olduğumuz hâlde, oturduğumuz yerin bir saat ötesini bilmeyiz.
Günlerdir Mazhar Baba'nın “Sarı Laleler” adlı şarkısını dinliyorum, bu yazıyı da olağandışı güzellikteki bu şarkıyı döne döne dinleyerek yazdım. Hayatı sadeleştirmek gerekiyor, basit yaşayan insanlar, kanaat edebilenler, ele geçirmeyi reddedenler, kendilerini sınırlandırabilenler bir adım önde yürüyor. Onlar nadide sarı laleler gibi, ışıltılarıyla dünyayı güzelleştiriyor.