Biz çocukluğumda Bursa'da sokakta güvenle oynayan, komşuları ev halkından sayılan, komşu çocukları kardeş olan bir nesildik. Anne- babalarımız hatta dedelerimiz arkadaştan öte olan insanların çocukları bizdendi. Okula birlikte gidilir, dönülür hatta büyüğün ders kitaplarını küçüklerin de kullandığı yıllardı.
Çocukluğumun hatıralarında o çocuk cıvıltıları hiç eksik olmayan sokakta, en kibar, en saygılı ve en yüzü daima gülen kimdi, derseniz hiç düşünmeden GÜRAY derim... Çocukluğumdan bu yıllara kadar ailelerimizin görüşmek için neden aramadığı, yılbaşı toplanmalarında, bayramlarda, cemiyetlerde en yakınlarımız sayılan insanlar... Düğünlerimizde, doğumlarda ve ölümlerde pek çok anıda fotoğraflarımız olmuş. Yıllar geçmiş, çok karşılaşılamasak da farklı şehirlerde de olsak haberlerinin sürekli alındığı kişiler olmuştuk.
Bu gün acı acı çaldığını düşündüğüm telefonumdan Güray' ın Corona virüsüne yakalanıp 20 gündür yoğun bakımda verdiği mücadeleyi kaybettiğini öğrendim... İşadamı, tekstilci, yurt dışıyla iş yapan bu çalışkan adam, iyi niyetli dost, aramızda değil artık. Neye yanayım, bilemiyorum. Felçli babanın buna dayanamıyacağına mı? Evlat acısının bir anneyi nasıl yıkacağına mı? Oğullarının " baba" diyemeyecek oluşuna mı? Hiç bilmiyorum.
Bildiğim, sevdiklerimizin çok değerli olduğu, ölümün çok yakın olduğu, hayatın gerçekten kısa olduğu...
Ölüm sadece gidenin değil, kalanın da eksildiği bir durum... Sevenleriniz çok, sevdikleriniz hep değerli olsun. Sağlık bedeninizden ve ruhunuzdan hiç uzaklaşmasın. 😢😢😢
Bu son olsun, bu son😢