"Annem suçlu değildi, Hiçbir kadın suçlu olamaz. Suçlu olmak için erkek olmak gerekir?"
"Hele bak. neler söylüyorsun sen?" "Topunuzun birden suçlu olduğunu söylüyorum: babalar, amcalar, kocalar, pezevenkler, avukatlar, doktorlar, gazeteciler, her meslekten bütün erkekler."
"Vahşi ve tehlikeli bir kadınsın sen."
"Ben gerçeği söylüyorum. Gerçek vahşi ve tehlikelidir."
Kimi ateş gibi yaktı beni der. Kimi billur bakışımdan söz eder. Kimileri bir an için tutulur. Kimileri benimle ölmek ister. Ben de bana aşık olan herkese aşık olmak isterim. Oldum sanırım. Olmadığımı anlarım. Bazen bir anda. Bazen bir ayda.
Bütün kadınlar yalanların, dolanların kurbanıydı. Erkekler kadınları aldatır, aldandıkları için de onları cezalandırır; aşağılar, bu kadar düştükleri için cezalandırır; evlenmeye zorlar, sonra da ömür boyu hizmetçiliğe, küfürlere ya da dayağa mahkum ederlerdi. En az aldatılan kadının fahişe olduğunu kavramıştım artık. Evliliğin kadınların en zalim şekilde acı çekmesine dayalı bir sistem olduğunu anlamıştım.