Büşra

Büşra
@Lifejournal
Ön yargıyı esas olarak kabul eden ve bir insanın dürüst, samimi ve namuslu olabileceğine ihtimal vermeyen bir kimseye karşı kendini savunabilmenin imkansızlığı onun elini kolunu bağlamıştı.
Sayfa 37
Reklam
NASIL'ını anlıyorum: NEDEN'ini anlamıyorum.
Yatsak, uykumuzu zehredebilir rüya. Kalksak, kirletebilir günü tek bir avare düşünce. Hisset , düşün, anla, ister gül, ister ağla, Kedere sarıl, yahut kaygıyı def eyle, İster neşe, ister keder: farkı olmaz, Serbestçe çekip gidebilir ikisi de. İnsanın dünüyle yarını bir olmaz; Kalıcı şey yoktur, değişkenlikten öte!
Bir insanın ölürken neye benzediğini bilir misiniz? Daha önce birini ölürken izlediniz mi? Bedenin iki büklüm kıvrılışını, morarmış tırnakların boşluğu tırmalayışını, boğazdan çıkan hırıltıları , kol ve bacakların debelenişini, parmakların o korkunç sona teslim olmamak için verdiği mücadeleyi ve gözlerin dehşetle kocaman açıldığını gördünüz mü hiç?
Başkaları hakkında çok iyi şeyler düşünmemizin nedeni hepimizden kendinden korkmasıdır. İyimserliğin temeli saf dehşettir. Komşularımıza bize bir faydası olabilecek erdemler atfettiğimiz için cömert olduğumuzu düşünürüz. Daha fazla kredi alabilme umuduyla bankacımıza övgüler yağdırır, ceplerimizi boşaltması diye bir haydudun iyi yönlerini görmeye çalışırız.
Sayfa 125·Kitabı okudu