Ece

Ece
@Lost_infinity
“O halde, bahsettiğiniz diğer güçlü ve kılıçlı adamlar gerçek gücün sahibi olurlar. Olurlar mı? Ellerinde keskin çelikleri varken neden birine itaat ederler?” Varys gülümsedi. “Bazıları bilginin gerçek güç olduğunu söyler. Bazıları gücün tanrılardan geldiğine, bazılarıysa kanundan aktığına inanır. Ama o gün Baelor Septi’nin merdivenlerinde hem Yüce Rahip, hem adaletli Vekil Kraliçe, hem de bilge üstat kalabalığın içindeki herhangi biri kadar güçsüzdü. Lord Eddard’ı gerçekte kim öldürdü sizce? Emri veren Joffrey mi? Kılıcı sallayan Sör Ilyn mi? Yoksa… başka biri mi?” Tyrion kafasını salladı. “Şu lanet bilmecenin cevabını verecek misin, yoksa sadece başımı daha beter ağrıtmaya mı çalışıyorsun?” Varys gülümsedi. “Güç, siz nerede olduğuna inanıyorsanız oradadır lordum. Ne eksik ne fazla.” “Yani, güç yanılsamadan başka bir şey değil midir?” “Duvara vuran gölgedir,” diye mırıldandı Varys. “Ama gölgeler öldürebilir. Ve bazen, küçük bir adamın çok büyük bir gölgesi olabilir.”
Reklam
Siyah defterlerin içinde parça parça firar edecektim. Kelime kelime, hece hece, nokta nokta kaçacaktım buradan. Ama sonra adresini bildiğim tek bir kişi bile olmadığını fark ettim. Dışarıda beni okuyabilecek kimse yoktu.
Tanrıya yazmıyorum bundan böyle sana yazıyorum. Shug soruyor. Tanrıya ne oldu peki? …. Bugüne kadar tanrıdan ne hayır gördüm sanki. Tanrı sana can verdi, sağlam bir vücut verdi. Linç edilen bir baba, kaçık bir anne, pis köpeğin teki olan bir üvey baba, herhalde yüzünü bile göremeyeceğim bir kardeş de verdi. Bırak canım! Bugüne kadar dua edip mektup yazdığım Tanrı da bir erkek zaten. Bildiğim gördüğüm öbür erkeklerden hiç bir farkı yok. Hergelenin biri. Unutkan. Sinsi.
Yaşamlarının yapısını mantıksal ve nesnel açıdan göremeyen insanların büyük bir bölümü, davranış modellerinde ki tutarlılık ve bütünlüğü anlama gücünden yoksundur. Bir sorunla yüzyüze gelir gelmez paniğe kapılır, sorun üzerine eğilecekken karşılarına ilgili sorunu çıkaran bir yolu izlemekle hataya düştükleri inancına kapılırlar. … dolayısıyla, yaşamın birbirleriyle ilişkisiz bir dizi olaydan oluşmayıp varlığının değişik olaylar içinden bir ırmak gib kesintisiz akıp gittiğini bir çocuğun kafasına sokmak gerekir.
Tıpkı kendini dölleyip çiçeğe bürünen bir bitki gibi. Aslında karşı cinse en az ihtiyaç duyan kişi,kendisi oluyor bu durumda.
Reklam