"Başkasını sevmek her zaman kendini acıya karşı savunmasız bırakmaktır. Ben de sahip olduğumdan daha fazlasını kaybetmek istemiyorum ama buna değmiyor mu? Şans vermeye değmez mi?"
"Zamanı kullanmak lazım.
Zamanı tutmak lazım.
Zamanı ölçmek lazım.
Zamanın boynuna sarılmak lazım... tıpkı sevgilinizi dansa kaldırdığınızda yaptığınız gibi.
Bir arkadaş edinmek lazım. Paylaşmayı bilmek. Onu kullanmak. Onunla bir şey yapmak.
Düşünmek, hayal kurmak, düşlemek, icat etmek ve hatta yaratmak...
Onu sadece kendine saklamamak. Bir yerlere tıkmamak. Her seferinde kazanmaya çalışmamak. Kaybetmeyi ve vermeyi bilmek."
"Sen mutlusun diye herkesin, tam anlamıyla herkesin birdenbire mutluluğa boğulmasını istiyorsun. Tek başına mutlu olmak sana azap veriyor, zor geliyor! Bu mutluluğu son zerresine kadar hak etmiş olmak için, belki de vicdanını rahatlatmak için didinmeye başlıyor, kendini yiyip bitiriyorsun!"
"Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı."
Macera ise büyük bir ibadettir; çünkü O'nun eserini tanımanın başka bir yolu olduğunu göre bilmiş değilim. Kendi payıma ben, dünyayı rüyalarımla keşfetmeye çalıştım. Bu, yeterince cesur olamadığımın bir göstergesi olabilir. Aynı hatayı senin de yapmana yol açmak istemiyorum. Sana izin veriyorum, git. Git ve benim göreme diklerimi gör, benim dokunamadıklarıma dokun, sevemediklerimi sev ve hatta, bu babanın çekmeye cesaret edemediği acıları çek. Dünyadan ve onun binbir halinden korkma".