Kader

Kader
@Lurleen
Öğrenci
Üniversite
İzmir
Rize
59 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Lüzumsuz Adam
9/10
·108 syf.··
2024 45. kitabı
Sıradan, alt tabaka şehirli insanı anlatır. Olaylara toplum değil insan tarafından bakar. Yalın bir anlatımı vardır. Hikâyenin odağındaki insan idealize edilmiş tiplemeler değil çok zaman zaafları olan, sıradan hatta bazen kurnaz insanlardır. Mahalle ve mahalleden kaçma isteğini sıklıkla vurgular. Onun, mahalleyle sosyal statüyü simgelediğini, mahalleden kaçışı statü atlamak ve fakirlikten kaçmakla özdeşleştirdiğini görürüz. Genelde anlatıcımız öykünün kahramanı değildir. O bildiğimiz anlamda bir hikâye anlatıcısıdır. Çoklukla anlatıcının Sait Faik’in kendisi olduğunu duyumsarız. Öyküleri daha çok Beyoğlu, Galata civarında veya Burgaz Adası’nda geçer. Herhangi bir ekolü takip etmemiştir. Sabahattin Kudret Aksal’ın kendisiyle ilgili dediği gibi “Sait Faik, edebiyattan hoşlanacak bir okur topluluğunu hazır bulan talihli yazarlardan değildi. Okurunu yetiştiren, eğiten, okuruyla birlikte oluşan bir yazardı.” Hayatı, dört sokakla bir çıkmazdan oluşan mahallesinde geçen bir adamın hikâyesi… Mahallesini anlatır bize. Onunla birlikte mahalleyi gezeriz: Sokakları, gittiği kahvedeki Fransızca konuşan Frenk’le Yahudi kırması kadını, kitapçıyı, işkembeciyi, bacaklarından öpmek istediği esmer, yahudi kızı, onu tehdit eden marangozu, manavı, pastaneyi; mahallenin gündüzünü, gecesini… Akşamın olduğunu bizim madamın pastanesinin camlarına dallı bir perde çekilince anlarım. İçerinin tatlı sarı ışığı yanar. İlkin madam yakar elektriğini. Sonra Solomon mumunu diker portakal sandığına. Sonra lakerdacı 300 mumluk ampulünün kordonunu prize geçirir. Siklamen renkli kırmızı soğan kesilince dudak boyası, tırnak cilası güzelliğiyle parlar. Lakerda, şişman, esmer bir Rum kadının kaba ve oyluk etleri gibidir.” Meyhanelerini, gazinolarını da gezeriz bu küçük mahallenin. Meyhanelerin
Edebiyat
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201710,4bin okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖

Kader

, bir kitap okudu
9/10
·108 syf.··
2024 45. kitabı
Sait Faik Abasıyanık
7.4/10 · 10,4bin okunma
Çocukluğun Soğuk Geceleri
7/10
·67 syf.··
2024 44. kitabı
O zamanlar sanıyorum ki 3. sınıftaydım. Stajlar, bitirme projeleri ile uğraştığım dönemde okunacak onca makale, kuramsal içerikli kitap, vaka analizleri varken kitap okuma alışkanlığımı uzun süre rafa kaldırmıştım. Yine de internette Tezer Özlü’yü araştırmış ve bazı kısa hikâyeleri ile dönem gazetelerine yazdığı bazı yazılarını okumuştum. Hem üslup olarak hem de içerik olarak kendime yakın bulduğum yazarlardan biri olmuştu. Tezer Özlü mutlaka ‘tanışılacak’ olan yazarlar listeme girmişti. Doğduğum yıl vefat etmiş olan biri ile tanışma arzusu garip mi? Bir insanı tanımak için illa karşılıklı oturup çay içmek gerekmiyor; ama yaşasaydı beraber çay içip sohbet etmenin hayali bile güzel. Bir takıntım var, kendime yakın gördüğüm yazarlarla tanışıklık hissini yaşamak için o yazarın eserlerini kronolojik olarak okumam gerekiyor. Bu şekilde düşüncelerinin evrimini takip edebiliyorum. Bir insanı tanımak için düşüncelerini takip etmek daha anlamlı geliyor. Hocamın tavsiyesinden birkaç yıl sonra Tezer Özlü ile tanıştık. Ben çay içtim o bana çocukluğunu anlattı. Ben bir sigara yaktım o kendisini delirme noktasına getiren anıları önüme döktü. Ağladım. Bana şizofreni kokusunu tarif etti. “Bazı kitaplar, gerçek yaşamdan daha duyarlı, daha büyük boyutlara götürüyor beni,” dedi. “Öyle,” dedim. Dostoyevski’den, Turgenyev’ten, Çehov’dan sohbet ettik. Guguk Kuşu’nu tartıştık.  La luna es o es şarkısını söyledi. Dinledim. Ölümden bahsettik. “Ölen bir insanı gerçekten bir kez daha görebilir misiniz? Ölen bir okula gidebilir misiniz? Ölen bir evde uyuyabilir misiniz? O yıllar öldü,” dedi. Kendi içimde öldürdüklerimi düşündüm. Düşünce akışı hızlandı. Her şeyi parlak sıra dışı bir güzellikte görmeye başladı. Daha az uyuyup daha çok sevdi insanları. Sonra “Öldürecekler beni,” dedi. Sokağa
Edebiyat
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
Gece
7/10
·240 syf.··
2024 43. kitabı
Gecenin işçileri ile gündüzün ışığını kaybetmek istemeyenler arasındaki anarşi, gerilim ve pesimist bir ruh hali ama aynı zamanda da umut dolu mücadele anlatılır. “Gecenin işçileri” gecenin bir an önce gelmesini isteyen kişilerdir. Gecenin işçileri, birçok açıdan birbirlerine çok fazla benzeyen insanlardır ve ortak bir yazgıyı paylaşmaktadırlar. Gecenin işçileri olarak adlandırılan insanlar genellikle yaşadıkları bölgelerde hayata kaos üreten; insanları öldürmek, yaralamak gibi suçların isnat edildiği kişilerdir. Düzeltmen ise kendini yalnız hisseden bir aydındır ve “Gecenin İşçileri’nin şahsında insanların sahip olduğu aydınlığı kaybetmemelerini sağlamaya çalışmaktadır. Güneş Hareketi ise kendi içinde sistemli bir hiyerarşisi olan gizli bir yapılanmanın adıdır. Hedeflerine ulaşmak için insanların ölümünü bile göze alan bu yapının önde gelen şahıslarından biri de “0″dur. O’nun sevgilisi ise Sevinç’tir. Sevinç ile N. ise bu yapılanmanın ne olduğu hakkında bilgi sahibidir, insanları tehdit etmek, onlara iftira atmak, adam öldürmek yapının eylemlerindendir. Romanın geneline böyle bir gerilim hâkimdir. Postmodern kitapları okurken genellikle zorlanırım. Bilge Karasu’nun Gece romanını okurken başlarda çok zorlandığımı açıkça söylemeliyim. Romanın başından sonuna kadar süren kaos ortamı ve karamsar hava ruhumu sıktı. Ancak bu durum yazarın eserinde anlattığı dünyayı büyük bir ustalıkla oluşturduğunun ve yazarın oldukça başarılı olduğunun kanıtıdır. Bilge Karasu, romana Gece adını vererek eserin vermek istediği o karamsar havayı, okuyucuya daha kitabın kapağını bile açmadan hissettirmektedir. Eserdeki cümleler yalın, kolay okunabilir gibi görünse de metnin altındaki derin anlamı anlamak için bazen detaylı düşünülmesi gerekebilir. Gece Romanı, kolay okunup, zor anlaşılan
Edebiyat
GeceBilge Karasu · Metis Yayınları · 20202,850 okunma