Kader

Kader
@Lurleen
Öğrenci
Üniversite
İzmir
Rize
59 okur puanı
Ocak 2024 tarihinde katıldı
Araba Sevdası
7/10
·311 syf.··
2024 36. kitabı
Recaizade Mahmut Ekrem yazdığı Araba Sevdası romanıyla bir bakıma kendi fikirlerini ve kendi batılılaşma evresini yansıtmış olur. Her ne kadar yanlış Batılılaştığı için dönemin alafranga zihniyetini eleştirse de kendi yaşamını ve hayatını incelediğimizde bir bakıma kendini Bihruz Bey ile kıyasladığını görürüz. Bihruz Bey karakteri üzerinden kendi Batılı tasvirini ortaya koymak istemiş ve bunu başarmaya çalışmıştır. Kendisinin de Batılılaşma yönü ağır basan bir kişi olduğu için dönemin tartışmalarında edebiyatta kuralın olmamasını eleştiren Muallim Naciye karşı Abdülhak Hamid’in yanında yer almıştır. Çeşitli devlet görevlerine getirilen Recaizade Mahmut Ekrem bunun yanında Mektebi Mülkiye ve Mektebi Sultanide hocalık yapmıştır. Hocalık yaptığı sırada “Üstad-ı Ekrem” sıfatı ile anılmıştır. Servet-i Fünun dergisinde Edebiyat-ı Cedide dönemini açmıştır. “Sanat sanat içindir” anlayışıyla eserlerini yazmıştır. Araba Sevdası romanı genel itibarı ile dönemin alafrangalık anlayışına yapılan bir eleştiridir. Biçim ve anlam ikilemini anlayamayan Osmanlı züppe gençlerinin yanlış bir biçimde modernleşme kavramını içselleştirmesine duyulan bir tepkidir. Ancak Recaizade Mahmut Ekrem’de yaşayış tarzı bakımında pek de bu duruma tezat düşen bir stilde değildir. Yahya Kemal’in aktardığına göre Bihruz Bey aslında Recaizade’nin kendisidir. Yazar kitabı yazdığı dönemi eleştirir. Yani bir geriye dönüş veya geleceği tahmin etme durumu bu eserde görülmez. Bundan dolayı kitap dönemin bir eleştirisidir, yazarın eserini yazmasının tek amacı eğlenmektir. Ancak eseri incelediğimizde sadece eğlenmek için yazılan bir eser olmadığını görürüz. Çünkü eserde ki tiplemelerde o dönemki Batılılaştığını sanan Osmanlı insanlarının bir analizini içerdiğini söyleyebiliriz. Bu bakımdan bu eleştiri Recaizade’nin
Edebiyat
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İletişim Yayıncılık · 201431bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?

Kader

, bir kitap okudu
7/10
·311 syf.··
2024 36. kitabı
Recaizade Mahmut Ekrem
6.9/10 · 31bin okunma
Devlet Ana
8/10
·656 syf.··
2024 35. kitabı
Romanda iç içe geçmiş dramlar Hristiyan Batılı düşmanlardan intikam alınması, Osmanlılar’ın kendilerini düşmanlara karşı savunması, kazandıkları zafer sayesinde topraklarını genişletmeleri sonucuna bağlanır ki, yazar romanda Osman Bey’i ve beyliği “işgalci değil kurtarıcı, dünya üzerinde adaleti sağlayıcı, kötülüğü dünyadan sonsuza kadar kaldırmak için mücadele eden bir mitolojik kahraman olarak gösterir”. Batıcılık düşüncesine her zaman karşı olan Kemal Tahir, Türk toplumunun gerçeklerine eğilen bir yazarımızdır.     Devlet Ana’da yazarın tarih açısından önemle üzerinde durduğu Batı’nın, tüm kurumlarıyla bize benzemediği vurgulanmış olur. Kemal Tahir, Devlet Ana’da Türk milletinin -Osmanlı’dan gelen- devlet kurucu ve yaşatıcı dehâsının günümüzde de var olduğunu, Türk kimliğine yönelmek için Osmanlının ilk dönemlerine bakmanın zorunluluğuna dikkat çekmiştir.   Hristiyan Batı’da soylular, köylüler (köleler) vardır. Soylular, köleler üzerinde her türlü hakka sahiptir. Osmanlı’da ise sosyal sınıflar yoktur. Bu bakımdan herkes devlete bağlıdır.     Kemal Tahir özellikle tarihsel perspektifte bu vurguyu yapar. Kemal Tahir, romanını, öncelikle cinayet vak’ası üzerine kurar. Ancak diğer yandan Türklerin devlet kurmaktaki yeteneklerini sergiler.     Kemal Tahir, Devlet Ana’da, Türk ruhunu, Osmanlı Devleti’nin kuruluş şartlarına bağlı kalarak aramış ve anlatmıştır. O; Osmanlı’yı, Batı’nın aştığı iktisadî aşamaları geçirmemiş; dolayısıyla devlet ve toplum düzeni, ahlâk yapısı olarak yozlaşmamış sınıfsız bir toplum ve bu toplumun tüm sorumluluğunu yüklenmiş bir devlet olarak anlatmıştır.     Ona göre, feodalite Batı’ya özgüdür ve merkezî devlet, sınıfsız toplum olgularını yaşayan Doğu’da hiçbir zaman gelişme ortamı bulamamıştır. Romanda Osman Bey’in, Edebâli ile yaptığı
Edebiyat
Devlet AnaKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20198,9bin okunma
Sinekli Bakkal
10/10
·475 syf.··
2024 34. kitabı
Sinekli Bakkal romanı yobaz bir anne ve soytarı bir babadan dünyaya gelen Rabia adındaki güzel sesi ile meşhur olacak bir kızın Doğu ve Batı kültürlerinin arasında ideal Türk kadınının nasıl olması gerektiğini konu alır. Din eğitimini küçük yaşta dedesinden alan Rabia, güzel sesi ile daha yüksek zümrelerin arasına katılır ve batı medeniyeti ile ilk etkileşimini burada yaşar. Roman bir karakterin hayat hikayesini anlatmak yerine karakterler üzerinden anlatmak istediği konuyu aktarır. Sinekli Bakkal romanında tema Doğu-Batı çatışmasıdır. Evlilik, sınıf farklılıkları gibi temalara değinilse de romanda asıl işlenen tema Doğu kültüründen uzaklaşmadan Batı kültürünün faydalı olan özelliklerini alabilmektir. Sinekli Bakkal romanının başkahramanı Rabia da bunu en mükemmel şekilde başararak Doğu ve Batının mükemmel bir sentezini kendisinde toplamıştır. İlk olarak İngilizce yazılan Sinekli Bakkal romanının geniş kahraman kadrosu II. Abdülhamit dönemi İstanbul’unun hemen hemen bütün kitlelerini anlatabilmeyi başarır. Romanda bütün bu kahraman kadrosunun hayatları Rabia karakterinin etrafında anlatılsa da aslında Rabia da romanın merkezinde değildir. Romanın merkezinde Doğu ve Batı çatışması vardır. Sinekli Bakkal romanı bir kahraman veya olay romanı olmaktan çok bir tema romanıdır. Altyapısal mesajları romanda çok iyi verilmiş ve kurgusundaki olaylar mantıklı bir şekilde anlatılmıştır. Romandaki hiçbir olay ve kişi boşuna değildir. Dönemin durumunu anlatmak konusunda da başarılı olan Sinekli Bakkal romanı, insanların “Padişahım Çok Yaşa’dan, Yaşasın Devrim” moduna ne kadar çabuk geçebileceğini göstermesi bakımından önemlidir. Rabia üzerinden gösterilen geleneklerine bağlı kalarak nasıl modernleşilmesi gerektiği mesajı ile Rabia üzerinden örnek bir tip oluşturulur. Halide Edip,
Edebiyat
Sinekli BakkalHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 202222,9bin okunma