Roman, ilahi (hâkim ) bakış açısıyla anlatılmıştır. Anlatıcı, yaşanmış ve yaşanacak her şeyi bilir, görür ve duyar. Bu, kişilerin akıllarından geçeni okumaya ve psikolojilerini yansıtmaya kadar uzanır. Anlatıcı, olayların dışında durur. Olaylara ve kahramanlara hâkimdir. Olayların nasıl gelişeceğini önceden bilir ve görür. Olayları anlatırken üçüncü tekil şahıs ağzından konuşur.
Eser, Servet-i Fünun neslinin dil ve anlatımını devam ettirir bir anlayışla yazılmıştır. Yazar, kendine has sanatlı söyleyişlerin yanında kelimeleri de seçerek anlatmak istediklerini çarpıcı bir biçimde aktarır. Romanda uzun, bağlı ve sıralı cümlelere çokça yer verilmiştir.
Roman, teknik bakımdan çok ileri bir seviyededir. Kişiler arası denge ustalıkla kurulmuş, olaylar yer yer simgelerle anlatılmıştır. Romanda özellikle kişilerin evlilikleri, soysal yaşantıları ve ruhsal (psikolojik) durumları üzerinde ayrıntılı olarak durulmuştur. Olayların gelişimi sırasında semboller kullanılır. Bu semboller okuyucuya gelecek hakkında birtakım ipuçları verir.
Roman, yazarın en başarılı eseri kabul edilmektedir. Romanda en çok aile hayatı üzerinde durulur.
Yazar, eserindeki kişilerin ilişkilerini; bu ilişkilerin niteliğini ve gelişimini anlatır. Kişiler arasındaki neden sonuç ilişkisini iyi kurar.
Yazar bu romanıyla gerçeğe dayanan, sağlam yapılı, kişilerin psikolojilerini ayrıntılı olarak inceleyen, kusursuz bir eser yaratmaya çalışmıştır.
Romandaki kişilerin günümüz toplumuna pek uymadığını, ancak romanın geçmiş dönemlerdeki insanların yaşam tarzı ve psikolojik yapılarını çok başarılı bir biçimde anlatması bakımından mutlaka okunması gereken romanlarımızdan biri olduğu söylenebilir.
Romanı ölümsüz kılan ve klasikler arasına sokan ruhsal tahlillerdeki başarısıdır. Ayrıca Türk edebiyatındaki ilk psikolojik