Roman; Anayurt Oteli, Zebercet, Gecikmeli Ankara Treni ile Gelen Kadın, Ortalıkçı Kadın, Emekli Subay Olduğunu İddia Eden Adam, Erkek Kara Kedi ve İki Havlu hakkında etraflıca bir bilgi verilerek, bir pazartesi günüyle başlar…
Bir gününün diğerinden farksız olduğu, monoton bir hayat yaşayan Zebercet; babasından kalma bir otelde kâtiplik yapmaktadır. Fakat bir gün gecikmeli Ankara treni ile otele gelen kadınla birlikte hayatı büyük bir değişikliğe uğrar. Bu kadın Zebercet’e otelde birkaç saat kalmak istediğini söyler ve bir odaya yerleşir. Ardından bir daha uğrayacağını söyleyerek, para vermeden, otelden çıkıp gider. Zebercet, o günden sonra, onun tekrar dönmesini dört gözle beklemeye başlamış; onun kaldığı odaya kimseyi almayarak, odayı onun bıraktığı gibi tutmaya çalışmaktadır.
Zebercet, kadını beklerken gittikçe değişmeye başlar. Olup olmadığı dahi belli olmayan bıyığını farklı bir berbere kestirir, üstüne yeni kıyafetler alır ve kendisine çekidüzen vermeye başlar. Ayrıca onun kalmış olduğu odaya girerek onunla konuştuğunu, ilişkiye girdiğini hayal eder…
Ancak bekleyişi boşunadır, çünkü kadın hiçbir zaman gelmeyecektir. Bunu anladığındaysa, otele müşteri almamaya ve günlük fişlere hayali isimler yazmaya başlar. Belki de ileride yapacaklarını anladığından, yıllardır uzak durduğu sosyal hayata karışmaya çalışır: Lokantada yemek yer, horoz dövüşü seyreder, hatta bu sırada tanıştığı biriyle sinemaya dahi gider. Roman; Anayurt Oteli, Zebercet, Gecikmeli Ankara Treni ile Gelen Kadın, Ortalıkçı Kadın, Emekli Subay Olduğunu İddia Eden Adam, Erkek Kara Kedi ve İki Havlu hakkında etraflıca bir bilgi verilerek, bir pazartesi günüyle başlar…
Bir gününün diğerinden farksız olduğu, monoton bir hayat yaşayan Zebercet; babasından kalma bir otelde kâtiplik yapmaktadır. Fakat bir