"Talih çok değişik biçimlerde çıkar insanın karşısına, kim tanıyabilir onu?"
"Her şeyi ihtiyardı balıkçının-yenilgi nedir bilmeyen, neşeli, deniz rengi gözlerinden başka. "
Santiago; yalnız ve yoksul yaşlı bir adamdı. Yaşlı ama güçlüydü gerçi. Hayatın, yeni bir günün ona getireceklerine dair hep iyi umutları vardı. Sabırlıydı. Kolay kolay umudunu yitirenlerden değildi o. Yıllardır bu benim işim dediği bir işi de vardı. Balıkçıydı. Bu iş için doğduğunu söylüyordu.
Okyanusa açıldığı günlerden birinde ise durmadan kürek çekti yaşlı adam. Eli boş döndüğü günlerin ardından bunu yapması gerektiğini ve pes etmeden durgun geçen günlerin üzerine bir perde çekmesi gerektiğini biliyordu..
Ve sonunda sabırla beklerken oltasına bir balık takıldı. Balığın ne olduğunu bile görememişti yaşlı adam ama büyük olduğunu tahmin ediyordu. Dakikalar ve saatler geçti. Balık inatçı bir şekilde onun teknesini ilerletiyordu. Kara ise görünmez olmuştu artık..
Bazen tuttuğu balığa hayran bazen de ona sinirli bir şekilde denizde yol aldı Santiago. Hem yalnızdı hem de değildi. Denizde tek olsa da yalnız hissetmiyordu kendini. Yoldaşları olan canlılar vardı. Ayrıca düşünceleri de hep onunla birlikteydi..
İnatçı bir balık ve inatçı yaşlı bir adam..
Kolay olmayan bu mücadelenin sonucunda talih kimin yanında olacak?
Uçsuz bucaksız denizde, yaşlı bir adamın oradan oraya savrulan düşünceleri eşliğinde bir yolculuk..
Yaşlı Adam ve Deniz; umut etmek, sabretmek ve kararlılık hakkında güzel bir hikaye sunuyor okuyuculara. Her günün umut dolu yeni bir yolculuk olduğunu gösteriyor. Pes etmemenin ve çabalamanın önemini vurguluyor. Ayrıca her yolculuğun bir sonu olduğunu ancak her zaman istediğimiz gibi sonuçlanamayacağına da işaret ediyor. Ama zaten önemli olan ulaşılan son olmuyor her zaman. Bazen en