MURAT ŞAHİN GÜLEÇ

MURAT ŞAHİN GÜLEÇ
Osman
Puan vermedi·504 syf.··
Beğendi
·
2025 9. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2025 16:48
Kitap içeriğine değinmeden kitap incelemesi yapacağımı baştan belirteyim. Filmin sonunu söyleyince izleyesimiz gelmez. Kitapların da içeriğine değindiğimiz zaman yeni okuyacakların heveslerinin kırılmasını istemem. Ayfer Tunç'un toplam iki kitabını okudum. Aziz Bey Hadisesi ve Osman. İki kitabında da ana karakteri üçüncü kisilerin ağzından dinliyoruz. Yazarın diğer eserlerini okumadığım için bu tarz, bütün eserlerini kapsıyor mu emin değilim. Ana karakteri hayatında olan kişilerden, günlüğünden öğrenmek keyifli de oluyor. Kitabı okurken sıkılmıyorsunuz. Aynı olayı farklı kişilerin yorumlaması da farklı oluyor tabi. Bu durumda da yaşanan olaylara farklı bakış açısı kazanabiliyorsunuz. Aynı tarzda yazmamalarina rağmen Orhan Pamuk kitaplarında olan bu olay gerçekten yaşandı mı yoksa yazarın hayal gücü mü düşüncesi tek potada eriyor. Eser sizi sıkmıyor, içine çekiyor. Eserde eleştirebilecegim çok fazla bir durum yok. Sadece karakterler ve yaşadıklarına baktığımda bazen diyorum ki ne müthiş detaylar ve analizler var. Bazen de tam tersi karakterlerin tepkileri yüzeysel aktarılmış düşüncesi oluştu bende. Özetle iki kitabını okuduğum yazarımızın diğer eserlerini de merak ediyorum. Osman'ı okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
OsmanAyfer Tunç · Can Yayınları · 20208,3bin okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
8/10
·624 syf.··
Beğendi
·
2024 31. kitabı
·
13 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2024 15:14
Öncelikle kitap içeriğine değinmeden inceleme yapacağımı baştan belirteyim. Birçoğumuzun ismini duyduğu Çanlar Kimin İçin Çalıyor isimli dünya klasiğini sonunda okudum. Bazen klasik ve popüler olan kitapları daha sonra okurum düşüncesinde olabiliyoruz. Nasıl olsa bu kitap güzeldir, önden başka maceralara yelken açayım dedigimiz de çok oluyor. Bu kitap da beklentileri karşılıyor mu derseniz bendeki beklentileri fazlasıyla karşıladı diyebilirim. Şöyle ki; romanın konusu İspanya İç savaşında faşistler ve cumhuriyetciler arasında yaşananlar diyebiliriz. Ana karakterimiz İspanya İç Savaşında Cumhuriyetcilerin safında yer alan Amerikalı bir genç. Gerçekleşmesi gereken ana görev ekseninde yaşanan bir sürü olay bulunmakta. Savaş temalı olduğu için yüksek tempoda başlayan bir eser, 623 sayfa olmasına rağmen sıkılarak okunacağını düşünmüyorum. Roman, başlar başlamaz anlatımıyla kendi içine çekiyor. Temayı sadece savaş diye adlandırmak bu esere haksızlık olur. İçerisinde aşk, hayatı sorgulama, iyilik, kötülük, vahşet gibi konular da bulunmakta. Dili yalın, anlatım sıkıcı değil. Bu kitabin filmi de yapıldı diye biliyorum. Okurken de gözümde bir film canlanır gibi oldu. Eminim filmi de çok güzeldir. Peki film gibi olan bu kitabın eleştirilecek yanlari da var mı? Bence çok az da olsa var. Elimizde yüksek tempolu harika bir ana hikâye var. Ama zaman zaman yan karakterlerin hayatında yaşadığı olaylari anlatması ana hikayeyi biraz duraklatiyor. Bir örnek verecek olursam ormanın içinde göreve doğru ilerlemeleri gerekirken birden yan karakterin birinin eski sevgilisinin boğa güreşçisi olması ve onla yasadiklarini okuyoruz. Benim aklım ana hikayedeyken yan karakterlerin hikayeleri çok az da olsa bana gereksiz geldi. Filmde belki bu durumlar daha izlenebilir. Ama tempolu akan bir ana
Edebiyat
Çanlar Kimin İçin ÇalıyorErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 202514,5bin okunma
Zen Master
10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2024 12. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2024 00:17
Michael Jordan ve Kobe Bryant'ın basketbolun sembol isimleri olduğunu biliyoruz. Her ikisiyle de üst üste 3 er kez NBA şampiyonu olan efsane koç Phil Jackson'ı ne kadar tanıyoruz. Takım sporlarında yıldız isimlerin taraftar gözünde ön planda olması normaldir. Ancak az çok takım sporuyla uğraşanlar bilir ki başarı tam bir takım olmakla ilgilidir. Bu kitapta hem Phil Jackson'ın kim olduğunu hem de yönettiği takımlar hakkında iyi ve kötü hatıralarını bulacaksınız. Phil Jackson, ailesiyle ilgili anne ve babasının kilise çalışanı olduğundan bahsetmiştir. Evlatlarının da aynı yolda yürümeleri için sürekli kilise koroları, pazar ayinlerinde yer aldıklarından bahsediyor. Ama kendisini Hristiyan öğretisinde göremeyen Phil, spor alanını adeta bir kaçış gibi görmüştür. Akabinde Profesyonel basketbolcu olma maceraları ile New York Knicks'te profesyonel basketbol oynamıştır. Basketbol oynadığı dönemde ciddi sakatlıklar atlatmıştır. Oyunun içinden geldiği için ileride koçluğunda oyuncularının sakatlık durumundaki ruh hallerini bile tahmin edebilir bir hale gelmiştir. İnanç konusunda Hristiyanlıkta istediğini bulamayan Phil Jackson, araştırmalar sonucunda Budist Zen felsefesini benimsemiştir. Dünyanın en batısında koyu Hristiyan bir ailenin evladı yönünü En doğuya dönerek bir felsefe benimsemiştir. Sizde nasıl bir duygu uyandırdı bilmiyorum ama bana oldukça enteresan geldi bu durum. Gelelim beni şaşırtan ikinci enteresan duruma. Phil Jackson'ın koç olarak şampiyonluklar yaşadığı ilk takım Chicago Bulls. Ve takımın süper yildizi Michael Jordan. Düz mantıkla bakıldığında yıldıza daha fazla alan yaratarak şampiyonluklar geleceği düşünülebilir. Oysa Phil Jackson'a göre üçgen oyun sistemi ile oyunu bütün takım arkadaşlarıyla oynamak gerekiyordu. Basketbolun süper yıldızını, topu diğer
Hayata Dair
On Bir YüzükPhil Jackson · Profil Kitap · 202310 okunma
Tarih
8/10
·664 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2024 12:02
Sitede popüler olan Tüfek, Mikrop ve Çelik isimli tarih kitabini yakın zamanda okuma fırsatı buldum. Tarih meraklılarının hatta biraz tarihe ön yargılı olan kişilerin bile bu kitabı okuması gerektiğini düşünüyorum. Şöyle ki; yazar Yeni Gine'de kuşların gelişimini incelerken orada tanıştığı bir yerlinin sorulari üzerinden bu kitabı yazmış. Yerlinin sorusu biz neden geri kaldık diye özetlenebilir. Yazar da neden Avustralya'dan veya Amerika'dan Avrupa ve Asya'ya seferler düzenlenmedigini, hangi nedenlerle Avrupa'nın Coğrafi keşifleri gerçekleştirdiğini açıklıyor. Ortaokul ve lise egitimimde tarih kitaplarımiz daha çok bilgi içerikliydi. Sümerler, Hititler, Urartular gibi devletlerin yapıları... Yazının icadı, Tekerleğin icadı, Tarihte bilinen ilk Antlaşma Kadeş Antlaşması gibi daha çok sabit bilgiler silsilesini hatırlıyorum. Bu kitapta klasik tarih bilgileri silsilesi bulmayacaksınız. Farklı bakış açılarıyla sorulmuş sorular ve mantıklı izahlar karşınıza çıkacak. Tarım denilince akla Mezopotamya gelir. Verimli topraklar da cabası. Peki Dünyada sadece verimli topraklar Mezopotamyada mi var? Neden tarım bizim coğrafyamızda gelişti. Devlet oluşumunu tamamlayıp okyanus aşacak gemileri geliştirme aşamasında diğer bölgelerden farklar nelerdi?. Tarım için aklımıza daha çok verimli toprak ve su gelir. Oysa evcillestirilmis hayvanlar ve bitkilerin de tarımın gelişmesinde çok önemli payı vardır. İnsanın günlük ihtiyacını sağlayacak evcillestirilmis bitkiler ve topraklarda kullanılabilecek evcilleştirilmis hayvanlar sayesinde gelişmiş tarım uygulanabilir hale geldi. Peki kitaba ismini veren mikrop bunun neresinde. Evcillestirilmis hayvanlardan insanlara bazı mikroplar bulaşıyor. İnsanlar da bir süre sonra bu mikroplara karşı bağışıklık kazanıyor. Örneğin Amerika'da Asya ve
Edebiyat-Düşünce
Tüfek, Mikrop ve ÇelikJared Diamond · Pegasus Yayınları · 20189,5bin okunma
Sıradan Olmayan Yazar
8/10
·184 syf.··
Beğendi
·
2024 4. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2024 17:00
Yekta Kopan'i Ntvde yapmış olduğu programlardan tanıyorum. Çok fazla programlarini da izlemedim. Kendisini iyi bir sunucu olarak biliyorum. Kendisinin beni şaşırtan özelliği ise efsane Buz Devri animasyonunda Sid'i seslendirmesi olmuştu. İçten içe vay be NTV'nin kibar sunucusunda ne cevherler varmış demiştim. Yekta Beyin yazarlık yönü olduğunu bilmiyordum. Kıymetli bir dostum inceleme konusu "Sıradan Bir Gün" kitabını önerdiğinde biraz şaşırmıştım. Çok bir beklentim olmadan kitabı aldim. Senelerin ekran yüzünün kendisine ve arkadaş çevresine bir nevi hatıra olsun diye kitap yazdığını düşünmüştüm. 2024 yılının büyük surprizlerinden biri de okumuş olduğum bu kitap oldu. Yekta Kopan, 2002 Yılı Sait Faik Hikâye armağanına; 2010'da Haldun Taner ve Yunus Nadi öykü ödülüne değer görülmüş, eserleri yabancı dillere çevrilmiş kıymetli bir yazarimizmis. Yazarı benim gibi bilmeyenler için ön bilgi mahiyetinde bilgi de vermek istedim. Eserine gelecek olursak öncelikle içerik hakkında bilgi vermeyeceğimi belirteyim. Eserin başlarında alkol etkisindeyken ne dediği anlaşılmayan insanlar olur ya aynı o şekilde okuduğum kitapta sorun mu var diye düşündüm. Giriş olmadan alakasız olaylar silsilesinde buldum kendimi. Anlaşılmaz göndermeler ve saçmalama mi bulacağım korkusu sardı beni. Girişteki bocalamadan çok kısa bir süre sonra çok akıcı bir dil ile olaylar silsilesi içinde buldum kendimi. Kitabın baskahramani bir yazar. Takma isimle kişisel gelişim kitabı yazması ana temalardan biri. Bir yazarın sıradan bir günü gibi gözüküp sıradan olmayan gününde çok etkileyici olaylar ve düşünceler sizleri bekliyor. Kitabın isminden de yola çıkarak sıradan bir yazar olarak düşündüğüm aslında çok kıymetli ve yetenekli sıradan olmayan yazarımızın daha fazla eserini okumak istiyorum. Ve elbette bu
Edebiyat-Düşünce
Sıradan Bir GünYekta Kopan · Can Yayınları · 20181,209 okunma