Puşkin'in yazarlığı, Ataol Behramoğlu'nun çevirisi, güzel bir hikaye. Çeviri kalitesini çok ön planda tutarak kitabın çok akıcı olduğunu ve bir solukta okunduğunu belirteyim. Tahmin edilebilir oluşu ve ana karakterimiz Pyotr Andreyic'in asla ihanete uğramıyor olması eksi yanları olsa da, kitabın sonu insanın içini sımsıcak ısıtıp, istemsiz gülümsemesini sağlayor. Pek karmaşık olayları barındırmayan, sadeliği ön planda, eğlenceli bir kitap.
Genç kız, kötü şeyler yaşadıktan sonra, kör bir gence rastlar. Aralarındaki aşk giderek büyür. Kız olanaklarını zorlayarak, büyük güçlüklerle, sevdiği adamın gözlerini açtırır.
Gözü açılan esas çocuk, dünyadaki bütün kadınların birbirine benzemediğini şıp diye farkeder. Önce kızı aldatmaya başlar, sonunda da kızı terkeder.
Genç kız, çok doğal olarak gelir ve esas çocuğu vurur.
Aytmatov'dan okuduğum 3. kitap. Kitapta Tanabay adlı genç, komünist bir Kırgız demircisinin yolunun, Gülsarı adlı mükemmel bir atla kesiştiği günden beri hayatı anlatılıyor. Kitapta Gülsarı'nın hislerine de yer verilmiş. Tanabay'ın iç hesaplaşması, her kitabında olduğu gibi doğa ile mücadele ve komünizmin yavaş yavaş çöküşü ana hikayeyi oluşturuyor. Her zamanki gibi Aytmatov üslubunu bu kitapta da görüyoruz. Derin betimlemeler ve durum yorumları mevcut. Okumaya değer, güzel bir eser.