Yabancı
Kötülük tekil bir varlık değil, kolektif bir duygu makinesi olarak işlenir bu kitapta. Mesele “gördüğümüz” değil, görmek için hangi duygulanımsal altyapının bizi biçimlendirdiğidir. Görünmeyen, sınırları belli olmayan bir tehdit, hayal gücünün eline verilmiş ham bir malzeme... Ne kadar belirsizlik varsa, o kadar karanlık senaryo üretilir. Ya o gerçeküstü senaryolardan biri doğruysa ve bu bir kez doğrulanmış olursa?
İnsanın dünyadaki konumu kökünden değişir ve korku akılcı bir refleks olmaktan çıkarak ontolojik bir sarsıntıya dönüşür. Çünkü o noktada insan, evrendeki ölçüsüz güçler karşısında küçüklüğünü yalnız teorik olarak değil, varoluşsal olarak idrak eder; kendisini merkeze koyduğu bütün anlatılar çöker.
Eğer ananızdan babanızdan öğreniyorsanız doğru olanın ne olduğunu, neyin arzulanır, neyin arzulanmaya değer olduğunu...Geleneklerden öğreniyorsanız, dogmalardan öğreniyorsanız... Bu, ahlakın düşük bir biçimidir. Yüksek bir biçimi değildir.
Ulus Baker