Adı:
Yabancı
Baskı tarihi:
3 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752125001
Orijinal adı:
The Outsider
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Yabancı
The Outsider
Yabancı
Şehir parkında, vahşice katledilen on bir yaşındaki bir erkek çocuğunun cesedi bulunur. Görgü tanıklarının ifadelerine göre katil, İngilizce öğretmeni, şehrin Küçükler Beyzbol Ligi’nin koçu ve herkesin çok sevdiği Terry Maitland’dır. Parmak izi ve DNA sonuçlarıyla desteklenen diğer kanıtlar da tartışılmaz biçimde onu işaret etmektedir.


Bu korkunç cinayetin dehşete düşürdüğü Dedektif Ralph Anderson, eskiden kendi oğlunun da koçluğunu yapmış olan zanlının, bir beyzbol maçının ortasında, herkesin gözü önünde tutuklanması emrini verir. Ne var ki, Maitland cinayetin işlendiği gün başka bir kentte bir konferansta olduğunu iddia eder ve bu, ilerleyen günlerde tanıklarla, kamera görüntüleriyle doğrulanır. Ralph Anderson ve Bölge Savcısı Bill Samuels bu şaşırtıcı gelişmenin yarattığı çelişkiyi çözmek için delillerin izini sürmeye devam ederken, cinayeti aydınlatmaya çalışan herkes
bilinmezliklerle ve tehlikelerle dolu bir anafora doğru sürüklenmektedir. Stephen King yine hayal gücünün sınırlarını zorluyor, yine usta bir
hikâye anlatıcısı olduğunu kanıtlıyor…
544 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10 puan
Bence bu adam kesinlikle bizden farklı bir dünyada yaşamalı!
Bu aralar okuduğum kitaplar arasında incelemek istediğim tek kitap oldu Yabancı. King okumayı çok sevdiğimi artık dört yıldır site sakinleri öğrendi. :) E o zaman neden incelemeyeyim değil mi!

Oklahoma eyaleti Flint City'de vahşice işlenen bir cinayet ile başlıyor romanımız. On bir yaşındaki Frank Peterson'ın ölümü sonrası araştırmalarını yapan dedektifler tek bir kişiye ulaşırlar. Tüm deliller, katilin İngilizce öğretmeni ve Küçükler Beyzbol Ligi Koçu Terry Maitland olduğunu gösterir. Cinayet hem vahşice işlenmiş hem de birçok kişi cinayet sonrasında Koç T. ile karşılaşmıştır. O zaman tutuklamaktan başka yapılacak bir şey yoktur.

Tutuklama işlemini yaptıran Dedektif Anderson sorgulama sırasında Koç T.'nin, cinayetin işlendiği gün şehir dışında konferansta olduğunu öğrenir. Hem tanıklar hem de görüntülerle de desteklenir Koç Terry'nin iddiası. Yani, Koç hem cinayet işlemiş hem de aynı zamanda başka bir şehirde konferansa katılmıştır.
Peki bu mümkün müdür?

İşte hayal gücünü bile zorlayacak Yabancı'dan kısaca böyle bahsedebilirim. Kitap 12 bölümden oluşuyor. Her bölümün bir adı var ve yine bu bölümlerde hem yeni karakterler ayrıntılı olarak tanıtılıyor hem de olaylar arasındaki bağlantılar güçleniyor. Ayrıca, kitapta benim dikkatimi çeken birçok şey vardı...
Öncelikle birçok gerilim yazarını anıyor bu kez King. (Harlan Coben, Agatha Christie, Arthur Conan Doyle) Her birinin kitaplarından, öykülerindeki karakterlerden de bahsediyor. Araştırmasını yapan Dedektif Anderson, bu yazarların ünlü karakterlerine de atıfta bulunuyor.

King, Yabancı'da okuyucularını eskiye de götürüyor. Kitabın bir yerinden sonra yeni karakter olarak karşımıza Holly Gibney çıkıyor. Bazılarımız mutlaka hatırlayacaktır Holly'i. "Bay Mercedes" üçlemesinin ikinci kitabına ("Kim Bulduysa Onundur") adını veren "Finders Keepers" dedektiflik ofisinde Billy Hodges ile çalışıyordu Holly. Kitabın en sevdiğim rastlantısı bu oldu. Eski bir dostla karşılaşmış hissini yaşattı bana King. Holly'nin de dahil olmasıyla araştırmalara bir hız ve heyecan geldiğini de söylemem lazım.

Bunların dışında, kitabı okurken yaptığım tahminler ne yazık ki beni yanılttı. Yani ne katili ne de olanları tahmin edemedim. Böyle durumlarda hem sinirlenip hem de hayretle okumayı sürdürmeye bayılıyorum :D King yine ters köşe yapıp kitaptan aldığım keyfi iki katına çıkardı bu sayede.

Kitabın kapağını gerçekten çok beğendim. Orjinal kapağından daha iyi göründü bana. Kitapta hoşuma gitmeyen tek şey yazım hatalarıydı. Altın Kitaplar bunlara genellikle dikkat eder aslında fakat Yabancı'yı okurken birçok hataya rastladım. Ama King okumama hiçbir şey engel olamadı :) Tavsiyemdir, okuyunuz. Hatta ilk sıralara alınız okuma listenizde. Beğeneceğinizi umuyorum... :)
544 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Korku romanı sevmem o yüzden Stephan King’in bir çok romanını biraz dehşet verici ve manasız bulurum. Bu son romanı da bana hediye geldi. İyi ki de gelmiş. King’in çok usta bir hikaye anlatıcısı olduğu malum. Bu hikayeyi de çok güzel anlatmış. Bir tane mantık hatası yok. King’in becerisi, yazarlık dehası müthiş. Bir suç, bir suçlu. Bir insan aynı anda iki ayrı yerde olabilir mi? Olamazsa katil kim?
Bi adamı son okuduğumda 17 yaşındaydım. 24 yıl sonra tekrar okuduğumda adamda zerre eksen kayması olmamış. Bu kitaptaki holly adlı karakter gibi bir arkadaşım olmasını isterdim. Öyle içe dönük ama öyle cesur bir kadın. Bütün bir kurguyu sırtladı resmen.
544 syf.
·Beğendi·9/10 puan
Öncelikle kitabın yarısından sonra yaklaşık bir 30 boş sayfa vardı basım hatası. Tabi aldığınız yere göre değişiyor. Kapağı ise bu kitapta ilk dikkatimi çeken şeydi. Kapağını çok beğendim. Kitabı bitirmeme yardımcı olan iki kişiye teşekkür ederim :)


Bu kitabı okumayı çok istiyordum ve sonunda bitirdim. Genel olarak çok beğendim. Sanki film izliyor gibiydim nedeni her şeyin gözümde birebir canlanması olabilir. Pek çok karakter olmasına rağmen hepsi oturmuştu ve uyumluydu.
-
-
Kitabı okurken bulunduğum tahminlerin hiç bir tutmadı hahahah bu beni ters köşe yaptı ve hoşuma da gitti. Kitabın sonlarının fantastikleşmesi haricinde her şeyi çok beğendim. Çünkü kitaptan beklentim daha çok paranormal bir sondu.
-
-
Kitap günümüz yıllarında yayımlandığı için okurken güncel olması beni tuhaf hissettirdi mesela kitapta Game Of Thrones, Trivago veya Amerika'nın siyasi seçimlerinden bahsedilmesi gibi.
-
-
Kitaba belli bir kısımdan sonra Bay Mercedes üçlemesinin 2. Kitabındaki ana karakterlerinden birinin dahil olması ayrı bir güzel oldu.
-
-
Beni bu kitapta asıl etkileyen sanırım Holly ve Ralph 'in tanımlayamadığım ilişkileri oldu. Gerçekten onu hissettim. Bazen biriyle zamanın uzunluğu, yaş, koşullar fark etmez hep tanıyormuşsunuz gibi bir uyum olur aranızda aşk mıdır değil midir bilinmez. Ama dostluktan da ötedir. Öyle bir ilişki işte. Herkesin hayatında bir kere de olsa yaşaması gereken bir duygudur bana göre.
-
576 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10 puan
Normalde bir kitap bitmeden inceleme yazmam, ancak kitabin son 50. sayfasindayim, ofisteyim ve kitabi okuyamiyorum. Ancak o kadar heyecanli bir yerde kaldi ki kitabi dusunmeden de edemiyorum, dolayisiyla isime de odaklanamiyorum. Ben de o arada bari kitapla alakali bir seyler yapayim, en azindan inceleme yazayim dedim.

Supriz bozan icerebilir. Uyarmadi demeyin.

Genelde her King okuyucusunun kabul ettigi bir sey vardir. Karakterleri o kadar guclu ve o kadar iyi anlatilmis ki, okuyucu icin bir kitap kahramanindan fazlasi oluyor, adeta bir arkadas... Dolayisiyla da kitap bitince karakterleri okuyucu ozluyor. Devamini merak ediyor, o karakterlerin daha sonra basina neler gelmis olabilecegini dusunmeden edemiyor.

Sanirim Benzer bir durum King ve kitaplarinda yarattigi karakterler icin de gecerli. Sanirim o yuzden Medyum'dan yillar sonra kucuk Danny'nin yetiskinlik donemini Dr.Uyku kitabinda yazma ihtiyaci hissetti. Ya da yine benzer bir sebepten yazdigi kitaplarda surekli onceki kitaplarindan karakterlerine gondermeler yapmadan edemiyor. Az ya da cok... Mesela 22/11/63 kitabinda azicik , bir kac paragraflik bir kisimda deginmisti, O'daki kaybedenler kulubune.

Sonuc olarak, bu kitap da bu acidan ele alinirsa, en azindan benim icin, Bill Hodge uclemesinin dorduncu kitabi ve yine bir polisiye kitap. Kitap Bill'e cok uzak bir bolgede baslasa da sucun arastirilmasiyla pek cok bolgeye yayilmis bir zincir oldugu farkediliyor ve zincirin halkalarindan biri de sevgili Holly'mize teslim ediliyor, ve boylece dava yine Finders Keepers (Kaybolan Bulanindir) isimli ozel dedektiflik burosunun portfolyosu arasina giriyor. Boylece Bill Hodges'un 3. kitabindan sonra Holly'miz neler yasamis neler gormus, hepsinden haberdar olabiliyoruz.

Bence bu kitap King'in eserlerini cokca okuyanlar icin farkli gelecektir. Daha evvel King, daha doga ustu korku itaplarina odaklanmisken son zamanlarda daha gercekci (bilim kurgu belki... Ne de olsa buyu denilen sey, henuz cozulmemis bilimdir) kitaplar yaziyordu. Ve ne yalan soyleyeyim, son zamanlardaki kitaplarinin dili, inandiriciligi beni daha cok cezbediyordu. Ancak bu kitap, ayni dil, ayni inandiriclik ve ustune yine doga ustu bir kotuluk ile kurgulanmis. (Son 50 sayfada hala degisebilir ama pek mumkun gorunmuyor).

Kitabin konusunu olusturan ana kotuluk ise, ozellikle Latin Amerika bolgelerinde sikca anlatilagelen bir halk efsanesi. Hani bizde de vardir ya, yaramaz cocuklari "uslu olmazsan seni cingeneler kacirir" derler, iste Latin Amerika kulturunde bu cingene yerine cocuklari kaciran, siyah cuvalli bir yaratik varmis. La Cuco... (Internette arastirirsaniz ne kadar yaygin bir efsane oldugunu da gorebilirsiniz).

Ozetle, efsanenin, gercekle bulustugu, harika bir polisiye romani. Her daim heyecan dolu. Cok guzel, tercumesi gelir gelmez okuyun kesinlikle, ozellikle King severler...

Kitabin bitiminde gelen ekleme:

Tek kelimeyle muhtesem. Bill Hodges serisinin 2. ve 3. kitaplarinin incelemesinde belirtmistim, King, her kitabin sonunda italik harflerle bir sonraki kitabin isminin sinyalini veriyor. Eger ayni seyi bunda da yaptiysa, bir sonraki kitabin ismi "Today" olacak... Umarim yanilmam :)
544 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10 puan
İçini parçalayan bir cinayetle açıyor sana kapılarını.
Son sürat ifadeleri dinliyor, o acımasız katili yakalamak için sayfaları kovalıyorsun.
Tam enseledim derken, kitabın ortasında, senin kalbine bir kurşun isabet ediyor.
İnandığın her şeyi öldüren kurşun.
Gözlerin açık can veriyorsun sanki.
Hem de katili yakalayıp yakalayamadığını bile anlamadan.

Tam ortasında kitap sanki kabuk değiştiriyor.
Aslında daha ilk sayfasından gözden kaçırdığın yada hissettiğin ama isimlendiremediğin her şeyle yüzleşiyorsun.

Tekrar ayağa kalkman ve zihnini toplaman gerekiyor, devam etmek için.

Peki inanmadığın ne varsa yüzleşmeye hazır mısın?

Yüzleştiğinde, beynin delicesine reddederken sen ne yapacaksın, inadına gidecek misin korkularının peşinden ya da hazır beynin reddetmişken bırakıcak mısın her şeyi?

Bay Mercedes üçlemesini okuduysan seni çok tatlı sürizler bekliyor lakin okumadıysan, okumadın mı sahiden? Bence çok şey kaçırmışsın.
Zaten daha ilk satırdan gözlerin kimi arıyorsa, onu bulacaksın.

Yaratık kitabından esintiler de vuracak yüzüne.

Ben bazen kitap ve filmlerdeki dostlarımı aramak isterim.
Öyle şeyler olur ki içimde, ‘bunu en iyi o anlar’ yada ‘o olsa bana yardım ederdi’ derim.
Örneğin sıkıcı bir toplantıdayken çaresizce telefonuma bakıp Morpheus arasa keşke derim; “alın beni!”
Kitapta bu dilek hakkım gerçek oluyor gibi hissettim.
Çılgınca bir mutluluk ^.^
544 syf.
"Korku ve gerilim filmlerini seviyorum, neden kitaplarını okumayayım?" diyerek başladığım bu kitabı sonunda bitirebildim. Stephen King korku/gelirim için kimilerine göre iyi bir yazar olurken kimilerine göre değildir. Ben bu konuda tarafsız kalmayı tercih ediyorum.

Kitaba gelecek olursak; gayet güzel, akıcı bir dille yazılmış, sürükleyici denilebilecek bir kitaptı. Bir kaç nokta her ne kadar beni tatmin etmese de, kat'i surette kitabı kötüleyemem.
Olaylara gözlemci olarak katıldığınız bu hikayede karakterle zaman zaman gerilebilir, üzülebilir hatta doyasıya gülebilirsiniz. Sayfaları her çevirişimde yazarın güzel betimlemeleri ve çevirmenin ustalığı ile sanki bir film izlercesine rahat bir şekilde okudum. Polisiye, korku ve gizem üçlemesinin güzel ve başarılı uyumu olduğunu düşünüyorum.

Klasik eserlerden sıkılıp biraz farklılığın iyi olabileceğini düşünen sevgili okurlar için önerilebilecek bir kitap.

Kitapla ve saygı ile kalın :)

Not: Bu okur kitabın mini dizisini izlemeye gider...
544 syf.
·5 günde·7/10 puan
Kitabı ilk ve ikinci yarısı olarak ayırıp değerlendirmek daha doğru olur. İlk yarısında hikaye insanı içine çekiyor, gerçekten ilgi çekici. İlk yarısında ''Bir insan aynı anda nasıl iki farklı yerde bulunabilir?'' sorusu gündemde ve kitabın derinliklerine indikçe enteresanlaşan bağlantılı vakalarla bu sorunun cevabını iyice merak ettiriyor. Katilin kim olduğu gerçekten belirsiz ve o an kitaptaki dedektiflerle birlikte buna kafa yormak oldukça keyifli ve sürükleyici. İlk yarısında gündemde olan o sorunun cevabı olarak sizi ters köşeye yatıracak ve şoke edecek akıl oyunları çıkacak diye heyecanla okuyorsunuz.
İkinci yarısında ise artık kitabın sonunu tahmin edebiliyorsunuz üstelik kitabın bitmesine daha çok varken. Bu berbat birşey ama bir yandan da ''Bence bu kadar erken tahmin edebilmem normal değil, yazar tahmin ettiğim şekilde sonuçlanacağına emin olmamı istiyor ama sonu ters köşeye yatıracak.'' diye merakla hızlı hızlı okuyup bitiriyorsunuz. Ama sonu şaşırtmıyor.
Sonunu erkenden tahmin edebilmem çok iyi tahminde bulunduğum için değil, eminim okuyan herkes kitabın sonunu tahmin edebilir. Üstelik bu okuduğum ilk Stephen King kitabı, ama fanatik okuyucuları kitabın klasik Stephen King tarzı ögelere sahip olduğunu söylüyor. Yani Stephen King ile benim gibi bu kitapla tanışmadıysanız çok büyük ihtimalle daha kitabın ortalarında sonunu tahmin edeceksiniz. Kitap sayfa sayılarının bitmesine 30 sayfa kala zaten bitiyor bana göre gerisi zoraki uzatılmış. Orada da bırakılabilirmiş hissi doğuyor insanda. 544 sayfa peşinden koştuğunuz katili bulduğunuz zaman ''Vay canına! Demek tüm bu belirsizliklerin açıklaması buydu...'' diyip şaşırmıyorsunuz. Yine de ilk yarısını düşünürsek kitap güzel çünkü katilin kim olduğundan şüphe duyarak ve aynı anda iki farklı yerde bulunmayı nasıl başardığını merak ederek okumak çok keyifliydi. Diyalogları ve betimlemeleri çok iyiydi, hatta bittiğinde okumuş gibi değil de olayları görmüş, duymuş gibi hissediyorsunuz. Ama ikinci yarısında artık katil ile ilgili belirsizlikler dağılmaya başladığı zaman o heyecanım söndü. Sadece ''Bitmesine daha çok var, sonu farklı şekilde bitiyor olabilir.'' diye beklenti içine girerek okudum. Ama sonu üzerine çok kafa yorulmamış gibi zorlama bittiği için, sonunu zayıf buldum.
544 syf.
·6 günde·10/10 puan
Sürükleyici ve heyecan verici bir kitap... Özellikle Yabancı’yı okumadan önce Bay Mercedes üçlemesini okuduysanız kitap ayrı bir anlam kazanacaktır. O kadar güzel detaylar var ki, okurken King’in yeteneğine ayrıca hayran kalmamak ve sadık bir okuyucu olduğunuz için mutlu olmamak mümkün değil. Her zamanki gibi sadık okuyucularını bu kitabında da özel hissettirmiş King.
544 syf.
·3 günde·6/10 puan
Stephen King'in daha önce başyapıtları arasında gördüğüm The Green Mile ve Mahşer gibi eserlerinin yanında bu kitap bana kalırsa çok sönük gözüküyor.
Sıradaşı bir cinayet ile olay örgüsünün başladığı ve sonucunda bizi Marysville Çukurunda insan zihninin içine giren ve beden değiştiren bir yaratığın peşine sürükleyen bu eser bana pek inandırıcı gelmedi.
Hikayenin aslı Meksika'nın eski zamanlarına dayanan umacı, ucube, yabancı ya da her ne şekilde adlandıracağınız varlığa dayansa da kitabı daha iyi anlamak adına '' Meksikalı Güreşçi Kadınlar Canavarla Savaşıyor '' isimli filmi izlemek lazım.
Diğer kitaplarına göre vasat yorumum bu...
544 syf.
·8 günde·Beğendi·9/10 puan
Belki çok geç oldu, belkide isabet oldu bilmiyorum ama okuduğum ilk Stephen King romanı Yabancı. Ama ne olursa olsun diğer kitaplarını kesinlikle okuyacağım diyebilirim.
Her ne kadar kitapta fantastik bazı yanlar da olsa “ki ben çok fantastik yada gerçek dışı şeylere inanmasam da” bir şekilde kurgusu ve anlatımıyla kendi içine alabilen bir kitap.
Bir insan aynı anda iki ayrı yerde bulunabilir mi? Yada iki ayrı insan; aynı yüz, parmak izi, DNA vb özelliklere sahip olabilir mi?
Merakla okuyacaksınız!
Keyifli okumalar!!!
544 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10 puan
Hemen şunu belirteyim, Yabancıyı okumayı düşünüyorsanız ve Bill Hodges üçlemesini (Bay Mercedes, Kim Bulduysa Onundur, Son Nöbet) de okuyacaksanız Yabancıyı okumadan Bill Hodges üçlemesini okuyun.  Çünkü üçlemeye ilişkin bir takım sürpriz bozan şeyler var.

Kitap vahşice işlenmiş bir çocuk cinayetinin zanlısı olarak şehrin sevilen simalarından öğretmen ve aynı zamanda küçükler beyzbol takımının koçunun tutuklanmasıyla başlıyor. İlerleyen bölümlerde olaylar geliştikçe Bill Hodges üçlemesinden tanığımız karakterler de olaya dahil oluyor ve kitap bir anlamda Bill Hodges üçlemesinin devamı ya da yan hikayesi gibi de oluyor.

Hikaye bir polisiye hikayesi gibi başlıyor ve hikaye ilerledikçe korku gerilim unsurları ön plana çıkmaya başlıyor.

Ben genelde tiksinç bulduğum, rahatsız olduğum şeylerden korkarım, King bence roman ve hikayelerinde en çok bu hislerimizi harekete geçiriyor. Yabancı romanın da bunu birçok bölümde başarıyla yapıyor. Kitapta Amerikan iç siyasetine yönelik yaptığı göndermeler aslında aynı zamanda King'in politik görüşü ve tutumunu yansıtıyor

Son olarak tüm kitap boyunca mutlaka gözümden kaçan olabilir ama ben tek bir yer dışında dizgi hatası görmedim. Altın kitapların buna dikkat etmesi sevindirici.

Okuyacak olanlar: Korku gerilim romanlarını (ve hatta bence polisiye) King roman ve hikayelerini seviyorsanız kitabı kesinlikle tavsiye ederim ancak okuyacaksanız ve Bill Hodges üçlemesini henüz okumadıysanız sürpriz bozan var, bence öncelikle Bill Hodges üçlemesini okuyun sonra Yabancıyı okuyun.
Her bağımlının iki şeyi bildiğini öğrendim: '' cant' ve 'must'. İnsanın kafasındaki düğüm bu oluyor işte. Bunu kesemezsin ve çözemezsin, o halde bunu aşmak zorundasın. Bu yapılabilir, ama işin temelimdeki durumu hatırlaman lazım. 'Yapmalısın' ama 'yapamıyorsun'.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Yabancı
Baskı tarihi:
3 Mayıs 2019
Sayfa sayısı:
544
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789752125001
Orijinal adı:
The Outsider
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Altın Kitaplar
Baskılar:
Yabancı
The Outsider
Yabancı
Şehir parkında, vahşice katledilen on bir yaşındaki bir erkek çocuğunun cesedi bulunur. Görgü tanıklarının ifadelerine göre katil, İngilizce öğretmeni, şehrin Küçükler Beyzbol Ligi’nin koçu ve herkesin çok sevdiği Terry Maitland’dır. Parmak izi ve DNA sonuçlarıyla desteklenen diğer kanıtlar da tartışılmaz biçimde onu işaret etmektedir.


Bu korkunç cinayetin dehşete düşürdüğü Dedektif Ralph Anderson, eskiden kendi oğlunun da koçluğunu yapmış olan zanlının, bir beyzbol maçının ortasında, herkesin gözü önünde tutuklanması emrini verir. Ne var ki, Maitland cinayetin işlendiği gün başka bir kentte bir konferansta olduğunu iddia eder ve bu, ilerleyen günlerde tanıklarla, kamera görüntüleriyle doğrulanır. Ralph Anderson ve Bölge Savcısı Bill Samuels bu şaşırtıcı gelişmenin yarattığı çelişkiyi çözmek için delillerin izini sürmeye devam ederken, cinayeti aydınlatmaya çalışan herkes
bilinmezliklerle ve tehlikelerle dolu bir anafora doğru sürüklenmektedir. Stephen King yine hayal gücünün sınırlarını zorluyor, yine usta bir
hikâye anlatıcısı olduğunu kanıtlıyor…

Kitabı okuyanlar 1.271 okur

  • sıla
  • Asiye Ağırtaş
  • sonsuza dek mutlu yaşadılar
  • meryem
  • Samurai Jack
  • irem
  • nazir can turaç
  • Esat Şahin
  • yeliz deynek
  • Ezgi Khan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%20.5 (127)
9
%18.7 (116)
8
%22 (136)
7
%11.3 (70)
6
%5.8 (36)
5
%1 (6)
4
%0.6 (4)
3
%0.5 (3)
2
%0.3 (2)
1
%0.2 (1)

Kitabın sıralamaları