Pınar İlkkaracan’ın derlediği Müslüman Toplumlarda Kadın ve Cinsellik adlı eser, kadınların cinselliğini merkeze alarak Müslüman toplumlarda kadın kimliği, hakları ve özgürlükleri üzerine kapsamlı bir tartışma açar. Kitap, yalnızca Türkiye’deki değil Ortadoğu, Kuzey Afrika ve Güney Asya’daki farklı Müslüman ülkelerden akademisyenlerin, feministlerin ve aktivistlerin yazılarını bir araya getirerek, cinsellik meselesini çok boyutlu biçimde ele alır. İlkkaracan’ın bu çalışmayla hedefi, kadınların cinselliği üzerine süregelen suskunluğu kırmak ve konuyu sadece dini bir tartışma alanı olmaktan çıkararak toplumsal, kültürel, politik ve insan hakları bağlamında değerlendirmektir.
Kitapta öne çıkan en temel tema, patriyarkanın kadın bedenini kontrol etme biçimleridir. Müslüman toplumlarda kadının cinselliği, bekâret, namus, örtünme, evlilik ve aile gibi kavramlar üzerinden denetime alınırken, bu durum hem bireysel özgürlüğü hem de kadınların yaşam hakkını doğrudan etkiler. Kadın bedeni çoğu kez “ailenin namusu” ile özdeşleştirilir ve bu anlayış erkek egemenliğini yeniden üretir. İlkkaracan ve diğer yazarlar, cinsel hakların aslında temel insan haklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, kadının kendi bedeni ve cinselliği üzerinde söz sahibi olmasının demokratikleşme süreçleriyle de yakından ilişkili olduğuna dikkat çeker.
Kitabın en güçlü yanlarından biri, Müslüman kadınların kendi deneyimlerine ve seslerine yer vermesidir. Böylelikle çalışma, dışarıdan bir gözün oryantalist bakışına sıkışmadan içeriden bir eleştiri ve sorgulama imkânı sunar. Disiplinlerarası yaklaşımıyla sosyoloji, antropoloji, hukuk ve kadın çalışmaları alanlarını buluşturan eser, aynı zamanda feminist hareket ile kadın hakları aktivizmine de doğrudan katkı sağlar. Bu açıdan yalnızca akademik