"Gurbet kuşları" katarın en arka vagonlarından iniyorlardı,kara kara, kuru kuru.Ne karşılamaya gelenler vardı,ne de çoğunun bavullarıyla sepeti,hatta yorganı.
O artık başka bir çocuk olmuştu,
Yüzünü kanla yıkıyordu sabahları alacakaranlıkta.
Öğleye kadar kaynakçıda çalışıyordu,
sonra okula gidip
kulaklarıyla görüyordu karatahtayı,
gözbebeklerine yürüyordu
elinde tuttuğu tebeşir
Bilirdi yoksulluğun haritasını yapmayı,
ama öğretmeni
Avrupa haritası istiyordu ondan
Ülkü Tamer, Ölüm Seçen Çocuklar