Muhammed Ali Demir

Muhammed Ali Demir
@MahoDemir
Kim olduğumu bilmiyorum
Öğrenci
Elazığ
25 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı
Amaçsız bir başkaldırı (?)
5/10
·160 syf.··
2026 3. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 05 Nisan 2026 15:50
20. Yüzyılda amaçsızlığı irdeleyen ve onun üzerinde fikir sahibi olan pek çok insan Yeraltı Edebiyatı ve Absürdizm’i ana akım türler olarak edebiyata kazandırdı. Charles Bukowski’nin herhangi bir şiir kitabını tamamen okumamış olsam da birkaç şiirini ezbere bilirim. Kesinlikle şöhretini hak edecek düzeyde mizah anlayışına ve deliliğe sahip bir yazar, kitapçının birinde gezerken Factotum gözüme ilişmişti ve yazarın yarı-otobiyografik bir kitabı olduğunu keşfedince düşünmeden satın aldım. Pek beklediğim gibi bir kitap değildi açıkçası. Ana karakterimiz, ailesi onun doğumundan on yıllar önce Almanya’dan Amerika’ya göçmüş, Silent Generation (Sessiz Kuşak)’a - yani çocukluğu veya gençliği İkinci Dünya Savaşı’na rastlamış kuşak- mensup Henry Chinaski. Henry’nin babası zengin olmaya takıntılı bir fakir, zamanının Amerikası’nın yarısı gibi biri yani. Babasından ve dolayısıyla onun yaşama bakış açısından çok haz etmeyen Henry iki senelik bir gazetecilik bölümü bitirdikten sonra evden ayrılıp kalan hayatının yarısını aylaklık ederek geçiren diğer yarısınıysa niteliksiz işlere girip çoğunlukla birkaç haftadan sonra ya kendi işten attırarak ya da istifa ederek işinden ayrılan biri. Kitap boyunca bir ayı geçirdiği üç iş saydım ben, yüz altmış sayfalık kitapta iki yüz altmış işe falan girip çıkmıştır kendisi öyle hesap edin. Kısaca Henry babasının tam zıddı bir karakter, işlere para kazanıp hayatını düzene koymak için değil para kazanıp içki ve ölmeyecek kadar erzak almak için giren ayyaşın teki. Hayatına kadınlar girip çıkıyor fakat onlara insan değil mendilmiş gibi davranıyor Chinaski. Birkaç yerde t3c^vz ettiği kadınlar dahi var, iğrenç herifin teki anlayacağınız. Her ay şehirler, bölgeler değiştirdiği yaşamında kendisini kendi gibi olanlardan ayırdığı tek nokta yazar olması ki
FactotumCharles Bukowski · Metis Yayınları · 20203,536 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Taraflı Bir Tarih Dersi
5/10
·352 syf.··
2025 21. kitabı
Anlatıcı İlya Brodski’nin otobiyografisini deneyim etmek güzeldi. Fakat ortalara doğru Herzl ile Brodski’nin biyografileri çakışıyor ve bu iki isim hayatları boyunca sadece bir kez, bir fotoğrafçıda karşılaştığı için bir ona bir diğerine yoğunlaşmak zor oluyor. Ben genelde tarih derslerini severim. Bu kitap eğlenceli bir tarih dersi gibi başlayıp öğretmenin kendi ideolojilerini ve hayat görüşünü gizliden gizliye öğrenciye aşılamaya çalıştığı o iğrenç tarih derslerinden birine döndü. Okumazsanız bir şey kaybetmezsiniz
Siyonizmin DoğuşuAlexander Pavlenko · karagarga · 202121 okunma
Terror
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2023 24. kitabı
İngilizlerin korkuya verdikleri isimlerden dahi dillerinin gelişmişliğine olan hayranlığım artıyor. Fobi olarak bildiğimiz insana refleks gibi yerleşmiş, gördüğü veya hissettiği an o şeyden uzaklaşma isteği veren korkuya fear veya horror derler. Fakat özel bir korku vardır, insan o korku verici şeyle karşılaştığında kasları öyle bir gerilir ki felç kaldığını zanneder, kendinde bağıracak, saklanacak veya kaçacak gücü bulamaz; gücü bulsa bile bu yaratık, veya her neyse, ondan kaçabileceği garanti değildir çünkü korktuğu şey ya her tarafa yayılmıştır ya da insanın kaçabilmesine fırsat vermeyecek kadar hızlı ve çeviktir. İşte bu duruma terror derler dillerinde, korku karşısında aciz duruma düşmeyi ve hatta korktuğu şey karşısında büyülenmeyi ifade eder. Ne yazık ki dilimizde Terror'ın ve Fear'ın karşılığı aynı kelime: korku. Bu yüzden inceleme boyunca korku yerine Terror kelimesini kullanmayı tercih edeceğim. Terror hissini insana hissettirebilecek olayların sayısı günlük hayatta az olduğu için insanın terror hissini deneyimleyebileceği en ideal yer kurgu dünyasıdır. Benim aklımda yer eden terror durumuna birkaç örnek vereyim 1- Berserk manga serisi - Guts'ın Nosferatu Zodd ile karşılaşması. 2- Stephen King'in Sis (The Mist) novellası - Market çalışanının David Drayton'ın gözü önünde sisin içinden çıkan devasa dokunaçlar tarafından öldürülmesi. 3- Cthulhu'nun Çağrısı - Denizcilerin Cthulhu'nun uyanışına tanıklık etmesi. Beni en çok etkileyense tabi ki usta korku yazarı Lovecraft'ın yazdığı Cthulhu'nun Çağrısı hikayesi. Yukarıda uzun uzun yazdıklarım ile dahi terror olgusunu tamamen anlamanız olanaksız, önce yazdığım örnekler ve onların türevlerini tüketmeniz lazım. Ve ne kadar çok içerik tüketirseniz tüketin size terror hissini en iyi verecek yazar Howard Phillips
Edebiyat Korku Gerilim
Cthulhu'nun ÇağrısıH. P. Lovecraft · İthaki Yayınları · 20182,663 okunma
Adalet
7/10
·544 syf.··
2023 5. kitabı
Her polisiye türü roman gibi Yabancı da içinde az ya da çok bir şekilde adalet kavramına yer veriyor. Ama kitap, çoğu polisiye romanın odak noktası olmayan bir şeye yöneltiyor sorusunu: Adalete ve kanıtlara ne kadar güvenilir? İlçe halkının sevdiği insanlardan, gerek öğretmenliği ile gerek spor koçluğuyla gençlerin de sevgisini ve güvenini kazanmış bir adamdan bir anda tüm kasabanın nefret etmesi için gereken tek şey nedir? Kitabın cevabı Terry Maitland'ın daha ergenliğe girmemiş bir çocuğa t******z etmek ve öldürmek ile suçlanması. Tüm kanıtlar onun o sabah, o saatte, o parkta olduğunu gösterirken dahi Terry bir suçludan beklenmeyecek kadar soğukkanlıkla suçlamaları reddetse bile olan olmuştur bir defa, çamur bulaşmıştır üstüne. Üstelik o bir maçın ortasındayken, tribünler tıklım tıklım doluyken tutuklanmıştır, spot ışıkları üzerindedir. Olay çözülmüş, zanlı bulunmuş gibi gözükmektedir. Fakat Dedektif Ralph Anderson, kendi çocuğunun da bir zamanlar koçluğunu yapmış bu canavarı mahkeme karşısına çıkaracakken beklenmedik bir gelişme rapor edilir: Terry Maitland'ın olayın gerçekleştiği saatte kilometrelerce uzakta bir kitap fuarında bir yazarın konuşmasını dinlediğinin kamera kanıtları ortaya çıkar. Ama bu nasıl olur? DNA ve doku testleri dahil tüm kanıtlar sanığın Maitland olduğunu gösterirken Maitland aynı zamanda uzaklardaki bir fuara nasıl yetişmiş olabilir? Yoksa adaletin sırtını tamamen yasladığı akılcı kanıtlar yanılmış mıdır? Yoksa bu olanların tümü bir tesadüften mi ibarettir? E peki insanlığın yüzyıllardır erdem saydığı akılcılık ve adalet bazı durumlarda yetersiz kalıyorsa insanoğlu suçlu ile suçsuzu nasıl birbirinden ayıracaktır? Peki bunlardan daha da önemlisi Terry Maitland katil değilse ve ikizi de yoksa, katil kimdir? Stephen King yine kendisine
Roman
YabancıStephen King · Altın Kitaplar · 20193,350 okunma