Muhammed Ali Demir

Muhammed Ali Demir
@MahoDemir
Kim olduğumu bilmiyorum
Öğrenci
Elazığ
25 okur puanı
Şubat 2023 tarihinde katıldı

Muhammed Ali Demir

, bir kitap okudu
8/10
·344 syf.·
Beğendi
·
250 günde okudu
·
2025 4. kitabı
Ursula K. Le Guin
8.3/10 · 15,6bin okunma
Muhammed Ali Demir
Aslında altı gün, biraz uzun bir zaman boyunca ihmal etmişim burayı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu Kitapla Yeniden Doğdum!
9/10
·416 syf.··
2025 23. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2025 22:46
YouTube kitap kanalımda Nietzsche Ağladığında kitabı için hazırladığım videoyu izleyebilirsiniz: ytbe.one/nLLeUV0Up5k 100 tane kişisel gelişim kitabına bedel bir kitap okumak ister misiniz? O halde şu an doğru incelemeyi okuyorsunuz demektir. Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak sizi çok geliştirecek ve bakış açınızı değiştirecek kitaplar önerdim, bu yüzden yorumlara bakmayı unutmayın. Nietzsche Ağladığında kitabı, bugüne kadar hep karşıma çıkan kitaplardan biriydi. Ama bu kitabı kendim için öyle doğru bir zamanda okudum ki, adeta küllerimden yeni bir benlik inşa ettiğimi hissettim. Hem Nietzsche’nin dediği gibi insan “Önce kül olmadan nasıl yeni olabilir ki?” Kül oldum ben de bu kitabı okurken. Kendimi hem Nietzsche’nin hem de Breuer’in yerine koydum. Yeri geldi evlilik sorunlarım oldu Breuer gibi, yeri geldi içimdeki esas hakikati aradım Nietzsche’nin yaptığı gibi. Ama değişmeyen tek şey vardı: Bu kitabı okurken 100 kişisel gelişim kitabına bedel olduğunu anlamıştım. Üstelik bu kitabı 4 yıldır devam ettiğim kitap okuma grubumla birlikte bu ay okuduğumuz için benim için yeri çok ayrı oldu. Çünkü hem ay boyunca Irvin D. Yalom hakkında öğrendiğim bilgileri Telegram grubumda paylaştım hem de Nietzsche’nin hayatı hakkında çok daha fazla bilgiyi öğrenebildim bu süreçte. Kalabalıklar içinde yürürken aklımda sürekli varoluş ve yaşam hakkındaki sorularımla birlikte yürürüm. Bu kitap benim bu felsefi adımlarıma çok destek oldu bu zaman diliminde. İnsanların oradan oraya sorgulamadan yaptığı gidişleri içinde bana yaşam ve ölüm dengesini, hayattaki esas hakikatin ne olduğunu ve Nietzsche’nin çektiği acıları düşündürdü. Artık ölümümle arkadaşız. Her yere kendisiyle birlikte gidip geliyorum. Aynı Ingmar Bergman’ın Yedinci Mühür filminde olduğu
Edebiyat
Nietzsche AğladığındaIrvin D. Yalom · Ayrıntı Yayınları · 202469,9bin okunma
Muhammed Ali Demir
Siz bu kadar övdüyseniz okumak farz oldu
Dünyanın En Cesur Kitabı!
10/10
·200 syf.··
2023 42. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 04 Ekim 2023 15:06
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/CyTkOCVNqrQ Bir gün dünyayı değiştirecek bir bilgi birikimine sahip olsaydınız ve sırf bu yüzden cezanız ölüm olsaydı, yine de fikirlerinizi savunmaya devam eder miydiniz? Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak her yaşa uygun ve sorgulamanızı sağlayacak harika kitaplar önerdim. O yüzden yeni kitap önerileri alabilmek için yorumlara bakabilirsiniz. Tarih, sorgulayan insanların atıldığı dipsiz bir çukur gibi geliyor bana. Devletler hoşlarına gitmeyecek şeyler söyleyen insanları hep bu çukura atıyor. Kimisi genç yaşta tutkusundan koparılıyor kimisi de bir fırsatını bulup tarihi baştan yazıyor. Peki, bu çukurda kimler var? Matematikle uğraşıp sorguladığı için öldürülen kadınlardan Hypatia. Dünya'nın Güneş etrafında döndüğünü söyleyip de Kilise tarafından yargılanan ve ev hapsine mahkum edilen Galileo. Evrendeki farklı dünyaların ihtimallerini açıklayan ve yakılarak öldürülen Giordano Bruno. "Meleklerin bacaklarını gözlemliyor ve uğursuzluk getiriyor" diye suçlanıp rasathanesi yıktırılan Takiyüddin... İşte bu bilim insanlarının yaşadıklarıyla Sokrates'in yaşadıkları birebir aynı. Elbette bütün bunların yanı sıra Sokrates'in en büyük derdi "cahil çoğunluk"tu. Onu mahkum ettiren de, öldüren de, toplumu yozlaştıran da bu cahil çoğunluğun ta kendisiydi. Gururuyla ölmek, gurursuzca yaşamaktan çok daha değerliydi onun için: "Uzmanların gerçek bilgiye dayanarak vereceği ölüm kararını, cahil çoğunluğun hayatta kalmayı öneren kararına yeğleyeceğini belirtir." (s. 17) Bu kitapta, daha doğrusu bu başkaldırıda beni en çok etkileyen şey, Sokrates'in ölse de İlyada destanındaki kahramanların bulunduğu yere gideceğini söylemesi oldu. Düşünsenize, bir
Edebiyat
Sokrates'in SavunmasıPlaton (Eflatun) · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202564,6bin okunma
Muhammed Ali Demir
Sokrates'in kendini ve fikirlerini savunurken dahi nihai amacının jüriye kendisinin masum olduğunu ispatlamak değil, felsefesini üzerine kurduğu bilgisizlik ile bilgisiz insanları eleştirmek olması ve tutumunun karar mercilerini tüm duruşma süresince afallatması beni çok etkiliyor. Bu eser "Felsefe yapsak ne olacak yiaaağğğ"cılara 2500 sene öncesinden verilmiş tokat gibi bir cevaptır bana göre .
Tekrar Tekrar Okunmayı Hak Eden Kitap!
9/10
·72 syf.··
2023 17. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 26 Nisan 2023 18:32
Bu kitap yorumunu Instagram'daki "alintilarlayasiyorum" profilimde de okuyabilirsiniz: instagram.com/p/CrgXw0utE9i Nasıl yani? Artık herkesin okuduğu Stefan Zweig'ı ve Satranç kitabını hayatımda ilk kez mi okudum?! Bu incelemenin altına yazılan her yoruma karşılık olarak her yaşa uygun harika kitaplar önerdim. Kitap önerisi alabilmek için yorumlar kısmına bakabilirsiniz. Stefan Zweig kitapları ve özellikle de Satranç, bundan birkaç yıl önce İş Bankası Kültür Yayınları'nın iyi tasarlanmış kapaklarla, şeker niyetine sattığı ince kitaplar serisinin bir parçasıydı. Bana da okuma alışkanlığımı kazandıran yazardır kendisi. Açıkçası böyle kaliteli yazarların popülerleştirilmesinde hiçbir sakınca görmediğimi belirterek başlamak istiyorum. Geçen yıl başlattığım 1000kitap Nostalji Kuşağı'na devam ediyorum ve yıllar önce okuduğum kitapları şu an bulunduğum yaşın düşünceleriyle yorumlamak için tekrar okuyorum. Bazı kitaplar farklı yaşlarda tekrar okunmak için yazılır bence. İşte Satranç tam olarak bu kitaplardan biri... Peki gerçekten de Satranç kitabını hayatımda ilk kez mi okudum? Elbette hayır... Bugüne kadar onlarca Stefan Zweig kitabı okuyup değerlendirdim. Hatta bu da yetmeyince Viyana'da Zweig'ın yürüdüğü sokaklara, Ring Caddesi'ne ve Prater'e bizzat gittim. Bütün bunların sonucunda neyi fark ettim dersiniz? Bazı yazarları ne kadar okursanız okuyun, sanki her seferinde o yazarın kitabını elinize ilk kez alıyormuşcasına bir etki oluşuyor. Satranç kitabındaki her detayı, başını, sonunu ve karakterlerin isimlerini biliyor olmama rağmen Zweig'ın insan dünyasının derinliklerini anlatma becerisi beni her defasında şaşırtıyor. Eminim ki bu kitabı okuyan pek çok okur, Dr. B'nin Siyah Ben ve Beyaz Ben olarak ruhunu ikiye bölmesi gibi hissediyordur. Hatta biz de Dr.
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Can Yayınları · 2019279,1bin okunma
Muhammed Ali Demir
Filmini de izledim, okuduğum ve izlediğim en ilginç eserlerden biri Satranç. Zweig, benim gibi ortalama satranç bilgisi olan ve satrancı önemsemeyen bir insanın bile dikkatini çekebilecek bir şekilde yazıp kurgulamış satranç oynanan sahneleri. İnsan psikolojisine değindiği kısımlar da tuz biber oldu.