Evet, içimde derin sevdalara, büyük ihtiraslara kabiliyet kalmamış... Anlıyorum ki Leyla beni vaktiyle çok yıkmış, kalbimi harabeye çevirmiş... Sevda şimdi kalbimden dudaklarma çıktı.. O artık birini ötekinin unutturduğu buselerle bir nağme, bir tebessüm gibi yalnız dudaklarımda yaşayacak... Mamafih belki mesut olmak için de asıl çare budur: Sevdayı dudaklardan öteye birakmamak, zehir gibi kalbe inmesine meydan vermemek."
“ Akşam, Marie beni görmeye geldi, kendisiyle evlenmek isteyip istemediğimi sordu. Benim için fark etmediğini, eğer o istiyorsa evlenebileceğimizi söyledim. O zaman da onu sevip sevmediğimi sordu. Ben de yine daha önceki gibi cevapladım, bunun bir anlamı olmadığını, ama elbette onu sevmediğimi söyledim. ‘’Öyleyse neden benimle evleneceksin?’’ dedi. Ben de ona bunun bir önemi olmadığını ama o arzu ediyorsa evlenebileceğimizi söyledim. Zaten bunu isteyen oydu, bana düşen de evet demekti. O da evliliğin ciddi bir iş olduğunu belirtti. Ben, ‘’Yoo,’’ diye cevap verdim. Bir an sustu, ses çıkarmadan yüzüme baktı.”
Bazen düşünüyorum, ne garip mahluklarız? Hepimiz ömrümüzün kısalığından şikayet ederiz
fakat gün denen şeyi bir an evvel ve farkına varmadan harcamak için neler yapmayız?'