“Biz, o gerçeklerden, kendimize göre gerçekler yetiştirmeğe çalışırız. Son yıllarda, kuru üzüm ve incirin yanısıra, köylü de göndermeğe başlamışızdır. Bu köylüleri, önce şehirlerde biraz yetiştiririz; tam olgunlaşmadan ( yolda bozulmasınlar diye) başka türlü ülkelere göndeririz. Onlar da bize döviz gönderirler. Halk müziği göndeririz; şöför plâğı gönderirker, aranjman gönderirler. Azgelişmişülke göndeririz; yardım gönderirler. Zelzele, toprak kayması, sel felaketi haberleri göndeririz; çadır ve heyet gönderirler. Asker göndeririz; teşekkür gönderirler. Binzorluklayetiştirdiğimizdeğerler göndeririz; dışüşkelerdeçalışanyabancılaristatiği gönderirler. Gerçekinsanlarımızı göndeririz; bize ordanmektup gönderirler.”