"Her iktidar adam öldürür mü?"
"Evet! Her iktidar öldürür! Kimi daha az, kimi daha çok. İktidar zulüm demektir. Hele denetlenemeyen iktidar."
"Peki, iyi insanlar iktidara gelirse?"
"Öyle bir şey olmaz!"
"Neden?"
"İyi insanlar iktidara gelmez, gelse bile iktidar onu bozar, zalim yapar."
"Her iktidar öldürür ne demek. Şimdi ben, saçma bir şey ama, iktidara gelsem öldürür müyüm sizce?"
"Evet! Siz bile öldürürsünüz. Çünkü iktidar olmanın başka yolu yok. Eskiden daha açık yapılıyordu, şimdi daha gizli. Dolaylı olarak öldürürsünüz, ölümlere neden olursunuz, ama bir şekilde iktidarınızın sürekliliği öldürmeye bağlı olur. Belki şu anda böyle bir şey yapamayacak bir yapıdasınızdır. Ama iktidar yolu zorlu bir yoldur. Uzun bir yoldur, insanı dönüştüren bir yoldur. Ancak iktidara hazır hala geldiğinizde, gerektiği kadar değiştiğinizde, bu yolu tamamlayabilirsiniz. "
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kitabın isminde biraz mübalağa yapılmış olsa da tam olarak konusu bu. Kadın Doğum uzmanı bir doktorun otobiyografi tadında mesleğe başlamasından, emekliliğine kadar yaşadığı, şahit olduğu insan halleri ve sağlık sektörünü anlatıyor.
Bu sizin bir çırpıda okuyabileceğiniz bir kitap değil. Sayfa sayısından veya yazarın dilinden dolayı değil,vicdanı ağırlığınızdan.
İçerisinde öyle hikayeler var ki gerçekten mola vererek okumak istiyorsunuz. O molada da başımı nerelere çarpsam diye düşünürsünüz muhtemelen.
Kendi öz evladına tacizde bulunan..zihinsel ve işitme engelli kardeşine sahip olan ve yeterince iğrençleşememiş gibi pazarlayan, eşiyle bir olup iki küçük kızlarını cinsel birleşmeye zorlayan... insan olarak yaratılan varlık ne kadar iğrençlik yolunda zirveye tırmanabilirse o kadardan daha fazlası bu kitap..
Ayrıca pisliklere maruz kalan sadece kadınlar değil. Dedesinin mirasından pay alabilmek için öldüren, veya emekli maaşını usulsüz biçimde alabilmek için ölüm kaydı açmaması adına doktora saldıran..
Okuyunca bir duruyorsunuz. Soluğunuz kesiliyor..
Uzun uzun nefes almaya çalışıyorsunuz, içinizde bir yumru. Okuduğunuz şey bir senaryo değil, bu gerçek. Ne acı değil mi? Bu bizim yaşadığımız ülkenin gerçeği. Biz bu insanlarla aynı havayı soluyoruz. Bu kadınlar,adamlar senin komşun. Belki de sabah gülümseyip selam verdin? Belki alışveriş yaptığın marketin sahibi.
Bir insan evladı nasıl bu kadar hayati değerlerini yitirebilir ki?
Kendi canından,kanından olan kızını nasıl pazarlar? Geceleri nasıl uyuyabilir ki? O vicdanla nasıl yaşar? O masumun yüzüne nasıl kıyıp bakabilir?
Maalesef toplum olarak çok çok çok eksiğimiz var. İnsanlık adına çok eksiğimiz var. Kimseyi o - bu - şu diye ayıramayız. Kendi içimizde parçalanmamalıyız,tüm bunların sebebi bu. Ancak bütün olursak huzura
Yedi İsimli Kız'ın her sayfasında Atatürk'e bize Cumhuriyet'i verdiği için tekrar tekrar teşekkür ettim.
Kuzey Kore'nin yönetim şeklini azıcık sosyal medya takibi yapıyorsanız bilirsiniz, daha kapsamlı bilgi edinmek istiyorsanız bu kitabı tavsiye ediyorum. Özgürlüğün nasıl değerli olduğunu özgürlüğü tatmamış birisi anlayamaz. Bir hakkın suistimal edildiğini bilmek için önce o hakka sahip olmak gerekir ne yazık ki Kuzey Kore'de hak diye bir şey yok.
Orada sadece Kim ailesi ve bir de songbun yani Kuzey Kore'de geçerli bir kast sistemi var. Büyük Lider, sonrasında da Sevgili Lider ne derse o olur. Anlatıcımız doğunca verilen Kim Ji-hae adı daha 4 yaşındayken Park Min-young olarak değiştirilecektir, ne yazık ki bu ilk ama son değişim değildir. 18 yaşına girmeden Çin'e geçip, gezip sonrasında da evine geri dönecek bir macera planlamıştı ne yazık ki bu ziyaret beklediği gibi kısa süreli olamayacaktı.
1997 yılından 2008 yılına kadar sürekli kaçmak, saklanmak, yalan söylemek ve kimlik değiştirmek zorunda kalan Hyeonseo, Güney Kore'ye sığınmacı olarak gidişiyle ne yazık ki rahata kavuşamaz. Yaklaşık olarak 12 yıldır görmediği annesi Kuzey Kore'dedir ve bu özleme artık son vermenin vakti gelmiştir, lakin hiç bir şey söylendiği gibi kolay olmayacaktır.