AmedRuha

AmedRuha
@Mars2090
Bir yalan hangi amaçla söylenirse söylensin her zaman en kötü gerçekten daha kötüdür.../... Hangi yaşta ölürsek ölelim, tamamlanmamış cümlelerimiz olacak...
Başının içindeki düşünceler tıpkı şu gökyüzündeki seyrek bulutlar gibi daimi bir hareket halinde, şekilsiz ve elle tutulamayacak kadar dağınıktı.
Reklam
Anladığıma göre, eski duygusuzluk beni tümüyle terk etmiş değil. Kalpteki soğukluk ise belki asla yakamı koyvermeyecek. Hiçbir aşağılanmadan yılmayışım, umutsuzluk anlamına gelebileceği gibi, bir umut kaynağı da oluşturabilir.
Sayfa 436 - Cem Yayınevi
«Seni aradım bu gece. Ay da ordaydı. Şu karşidaki değil; kızıl renkli, huzursuz ve yalan söyleyeni degil, hayır, ötekisi, serin olanı, berrak olani, insanın içebildigi ay.» «Burda olsaydım elbette daha iyi olacaktı» diyerek arkaya yaslandım. Ondan bana yükselen huzuru hissediyordum. <Nasıl olur da insan ayı içebilir, Isabelle?» «Suyun içindeyken, çok kolay. Tadı opal gibidir. Ağzında çok bir şey duymazsın, ama daha sonra, içinde parildamağa başlayişıni hissedersin. Gözlerden tekrar dışarı çıkmak ister. Ama sakın ha, işık yakmamalısın. Işıkta solup söner çünkü.»
Şaşırtici olan da buydu. İnsan sadece sonsuzca dek yalan söyleyen değil, aynı zamanda sonsuza dek inanandır. İyiye, güzele ve kusursuza inanır; elde edememiş olsa dahi yine bunlara inanır....
“Acı çekmek özgürlükse Özgürdük ikimiz de O, yuvasız çalıkuşu Bense kafeste kanarya O, dolaşmış daldan dala Savurmuş yüreğini Ben bölmüşüm yüreğimi Başkaldıran dizelere Kavuşmak özgürlükse özgürdük ikimiz de elleri çığlık çığlık yanyana iki dünya ikimiz iki dağdan iki hırçın su gibi akıp gelmiştik buluşmuştuk bir kavşakta unutmuştuk ayrılığı yok saymıştık özlemeyi şarkımıza dalmıştık mutluluk mavi çocuk oynardı bahçemizde aramakmış oysa sevmek özlemekmiş oysa sevmek bulup bulup yitirmekmiş düşsel bir oyuncağı
Şiir
Reklam