Bilirsin, kavgaya tutuşmadan önce olur ya hani, hani ta burasına gelir insanın, kıyametler kopar içinde, tepeden tırnağa yakıp kavuran, hasta eden bir duygu gelir çöreklenir adamın üstüne. İşte benim sezinlediğim de böyle bir şey. Ama yalnızca tek bir adam değil, milyonlarca kişi var bu durumda olan. Ve bu milyonlarca kişi sanki tek bir adam olmuş, dövülmüş, sövülmüş, aç açık kalmış, içindeki bu duyguyla yana yana hasta olmuş. Henüz ortalıkta neler döndüğünü kendileri de bilmiyor, ama bir gün o dev adamın tepesi atacak, o zaman milyonlarca insan onun yanında toplanıp yekvücut olacak. Bunu düşünmek bile tüylerimi diken diken ediyor. Çünkü o gün, dişleriyle boğazları parçalayacak, pençeleriyle dudakları yırtacak Milletin canına tak dedi artık, anlatmak istediğim bu işte
Jim, anlamsız gözlerle baktı ona:
«Sen hiç canını dişine takarak çalıştığın halde, aşama yapacak kadar yetenekli olduğunu gösterdiğin halde, kapıdışı edilip yerine başka birisinin alındığı bir yerde çalıştın mı? Firmaya olan bağlılığından dem vurarak, herkesin birbirinin kuyusunu kazdığı, önüne geleni gammazladığı bir yerde çalıştın mı hiç?… Cehennemin dibine kadar yolu var! Hem yitirecek hiç bir şeyim yok benim.»
Harry serinkanlılıkla:
«Nefretinden başka,» diye ekledi. «Evet bir süre sonra göreceksin ki, artık insanlara diş bilemiyorsun, onlardan nefret etmiyorsun, işte o zaman şaşacaksın buna. Neden bilmem, sonu genellikle hep böyle olur.»
İnsanlar birlikte çalışmaktan oldum bittim hoşlanırlar. İnsanlarda birlikte çalışma açlığı diye bir şey vardır. On adamın, bir kişinin tek başına kaldırabileceği yükün yirmi katını kaldırabileceğini biliyor musun? Elverir ki onları böyle çalışmaya itecek bir kıvılcım parlasın. Ama çoğu kez de kuşkuyla bakarlar, sütten ağızları yandığı için yoğurdu üfleyerek yerler, çünkü kim çıkıp da onları birlikte çalıştırmaya kalkmışsa, bu çalışmadan eninde sonunda kendine bir şeyler yontmuştur. İşte bu yüzden, kendileri için çalışacakları zamana kadar beklemek gerek insanları