Zaman karşısındaki duyarlılık, halihazırda yaşama yeteneksizliğinden ileri gelir. Hayatın dolaysız dinamizminin yerini alan zamanın acımasız deviniminin her an farkında olunur. Artık zamanın içinde değil, yanında, ona paralel yaşanır
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Diogenes'in bir adam bulmak için güpegündüz elinde fenerle dolaşması ne soytarılıktan ne de kinikliktendir. Hepimiz pek iyi biliriz ki, yalnızlıktandır...
Teke gibi pis kokan ya da ağzı kokan birisine kızabilir misin? Ne yapacaksın? Birinin koltuk altı, diğerinin ağzı böyledir işte. Kötü koku da buradan gelir. "İyi de insana zekâ verilmiştir, inceleyerek nerede yanıldığını saptayabilir," diyeceksin. Tebrik ederim! Peki, ama sen de zekâya sahipsin, onunkini uyandırmak için kendi zekânı kullan, onu aydınlat, onu uyar. Eğer kulak verirse onu iyileştirirsin, sinirlenmene de gerek kalmaz
Keskin zekânla hayranlıklarını kazanamıyorsun, varsın öyle olsun. Fakat sahip olduğun öyle çok niteliğin var ki, “doğuştan edinmedim” diyemezsin. Sana özgü, içinde zaten olan samimiyet, ağırbaşlılık, çalışkanlık, hazlardan kaçınma, yazgına düşenlerden şikâyet etmeme, azla yetinme; nazik, özgür, gayretli birisi olma, gevezelik etmeme, düşüncelilik gibi özelliklerini açığa çıkar. Doğuştan sahip olmama veya yetersizlik gibi bahanelere başvurmadan ne çok erdemi açığa çıkarabileceğini kavrayamıyor musun?