mat

Hayatın bir döneminde farkına varmadan kendi ayaklarımızla düştüğümüz ecel gibi bir yer var. Ne ileri gidebildiğimiz ne geri dönebildiğimiz bir yer orası; kocaman bir boşluktan ibaret. Yaşamak içinde ölmek içinde geç kaldığımız yer. Zamanın hükmünü yitirdiği bir durağanlık.Birbirine çok benzeyen sokaklarda yön duygusunu yitirince yaşadığımız kaybolma hissi. Bomboş, sessiz, her yere uzak.
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Bir Eflatun Ölüm
kırgınım, saçılmış bir nar gibiyimsessiz akan bir ırmağım geceden git dersen giderim kal dersen kalırımgit dersen kuşlar da dönmez, güz kuşları yanıma kiraz hevenkleri alırımve seninle yaşadığım o iyi günleri, kötü günleri bırakırım.aynı gökyüzü aynı keder değişen bir şey yok ki gidip yağmurlara durayım.söylenmemiş sahipsiz bir şarkıyımbelki sararmış eski resimlerde kalırımbelki esmer bir çocuğun dilinde.bütün derinlikler sığ sözcüklerin hepsi iğretideğişen bir şey yok hiç ölüm hariç.aynı gökyüzü aynı keder.
Behçet Aysan
Behçet Aysan
Şiir
Her şey geçer, her şey unutulur. Kendini bir felaketin içinde kaybetmenin manası yoktur.
Edebiyat
Kurumuş bir ağaçla kaderleri yan yana gelmiş. Uzaklara bakıyor. Gökyüzüne. Hiç vazgeçmeden beklemeye devam ediyor..
Biri beni anlayarak özgürleştirsin.Ruhumu serbest bıraksın alıkonduğu o daracık mahzenden. Biri beni anladığını söylesin ve bir çift kanat taksın yorgun omuzlarıma. Ayaklarımda derman kalmadı çünkü, kalbimde derman kalmadı.
Sayfa 58·Kitabı okuyor