Ruhun mu ateş, yoksa o gözler mi alevden?
Bilmem bu yanardağ ne biçim korla tutuştu?
Pervane olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin ondan, gönül zorla tutuştu
Pervane olan kendini gizler mi alevden?
Sen istedin ondan, gönül zorla tutuştu
Gün, senden ışık alsa da bir renge bürünse
Ay, secde edip çehrene, yerlerde sürünse
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse
Her şey silinip kayboluyorken nazarımdan
Yalnız o yeşil gözlerinin nuru görünse
Hançer gibi keskin ve çiçekler gibi ince
Çehren bana uğrunda ölüm hazzı verince
İçimdeki azgın devi rüzgârlara attım
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım
İçimdeki azgın devi rüzgârlara attım
Gözlerle günah işlemenin zevkini tattım
Gözler ki birer parçasıdır sende İlahın
Gözler ki senin en katı zulmün ve silahın
Sevda gibi bir gizli emel ruhuna sinmiş
Bir haz ki hayalden bile üstün ve derinmiş
Gökten gelerek gönlüne rüzgâr gibi inmiş
Öyle bir sır ki bu ölsen bile asla açamazsın
Anlatması imkânsız olan öyle bir an ki
Hülyadaki ses varlığının gayesi sanki
Bak emrediyor daldığın alemden uyan ki
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın
Kalbin benim olsun çünkü mukadder
Cismin sana yetmez mi, çabuk kalbini sök ver
Yoktur öte âlemde de kurtulmaya bir yer
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın
Ram ol bana, ruhun yeni bir âleme girsin
Yazmış kaderin aşkıma ömrünce esirsin
Aklınla, şuurunla, hayâlinle bilirsin
Mutlak seveceksin beni, bundan kaçamazsın