Zübeyir

Zübeyir
@Mathzuber
İÜ Psikoloji
Matematik Öğretmeni
Lisans
İstanbul
İstanbul
70 okur puanı
Nisan 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Yüreğim çaresizce, delik bir kova gibi boşalıyor. Düşünmek mi? Hissetmek mi? Net olarak tanımlanmış bir şey söz konusu olduğunda nasıl da yoruluruz her şeyden!
Sayfa 208 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Gerçekleşebilir, yakın, meşru şeyleri düşleyenler, uzak ve yabancı düşlerde kendini kaybedenelerden daha çok hüzün veriyor bana. Büyük hayaller kuruyorsan ya delisindir, hayallerine inanır ve mutlu olursun ya da basit bir hayalperestsindir, hülya da senin için, tek kelime etmeden ruhunu yatıştıran bir ezgidir. Ama gerçekleşebilir olanı düşlersen, o zaman sahici düş kırıklığı diye bir şeyin gerçekten var olabileceğini anlarsın.
Sayfa 192 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Münacaat
... Vakti vardıysa aşkın,onu beklemeliydi Genç olmak yetmiyordu fayrap sevişmek için Halbuki aşk,başka ne olsundu Hayatın mazereti demedim Dilimin ucuna gelen her ne ise vay ki gençtim Ölümle paslanmış buldum sesimi. ... İsmet Özel
Ölümle mı atıyorum imzamı? Hayır, ölümle bile değil. Benim gibi yaşayan bir insan ölmez: Biter, solar, bitkisel hayata girer. Bulunduğunuz yer varlığını sizsiz sürdürür, geçtiğiniz sokak görülmez olduğunuz halde yaşar, içinde yaşadığınız ev, siz olmayan sizi barındırır. Hepsi budur ve biz buna hiçlik deriz, ama bu hiçlik tragedyasını bile oynayamaz, alkışlayamayız, çünkü gerçekten hiç olduğuna bile emin olamayız; biz ki hem hayatın, hem de gerçeğin içinde biten otlarız, biz ki camların hem içine hem dışına biriken tozlarız, biz ki Yazgı' nın torunları, Tanrı'nın evlatlıklarıyız, Tanrı sonsuz Gece'yle evlidir ve o da hepimizi doğurmuş olan Kaos'un duludur.
Sayfa 73 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji
Yağmurun sesinden doğan sessizlik, seyre daldığım daracık sokakta, griye çalan, giderek yoğunlaşan tekdüzeliğin içinde dağılıyor. Yaslandığım camın ve her şeyin yanında durmuş, gözüm açık, ayakta uyuyorum. Binala rın kirli cephelerinden, özellikle ardına kadar açık pencerelerden kopan, ışıl ışıl, karanlık suyun iplik iplik dökülmesinin içimde hangi duyguları uyandırdığını bulmaya çalışıyorum. Ve ne ne hissettiğimi ne neyi hissetmek istediğimi biliyorum, ne de ne düşündüğümü ya da kim olduğumu.
Sayfa 70 - Can Yayınları·Kitabı okudu
Psikoloji