Bizim yaptığımız şey, hareketin ve zekânın farklı cinsten şeyler olduğunu ortaya koymaktır. O hâlde, zekâ insanın bir kısmı olduğuna göre, insan hareketinin bilimini yapabilmemiz için, bize insanın bütününü veren bir başka ilke lâzımdır. Biz bu ilkeyi, hareketin kendisinde buluyoruz. Zira insana sadece hareket rehberlik edebilir, sadece hareket insan varlığının bütününe sahip olabilir, onu kavrayabilir, tek kelimeyle insan olan insanın girebileceği sonsuzluğa sadece o dalabilir. Şâyet burada bir cevherden (substance) bahsedilebilirse, hareket, "insanın cevheri"dir. Düşünce ondan ayrılmış bir parçadır ve "nasıl ki, düşüncenin gelişmesi hareketin gelişmesini gerektiriyor ve belirliyorsa, hareketin gelişmesi de düşüncenin gelişmesini sağlar.37
Sayfa 62 - 37: Maurice Blondel, Le Procès de l'intelligence,p.18