Mavi Delice

Mavi Delice
@Mavi_Delice
Mavi'nim her tonuyum. Gökyüzü kadar sakin, dalgalar kadar hırçın. Bazen bir tabloya şevkle vurulan bir fırça darbesi, bazen de kaybedenlerin gözyaşlarının karıştığı geceyim ben. Ama bir şekilde oradayım.
Bugün Urfa ve Maraş'ta son iki günde yaşanan olaylar hakkında bir ileti paylaşmak istedim. Bu ülkede okula oyun kartı götüremezsiniz, okulda takı takamazsınız ama okula bir silah götürüp rastgele öğrencileri ve öğretmenleri vurabilirsiniz. Bu ilk değil. Böyle devam ettiğimiz sürece son da olmayacak. Artacak. Çocuklar ölmeye, öldürmeye ve "suça sürüklenmeye" devam etmeyecek. Söylenecek çok söz var, sorulması gereken çok soru var. Ancak ne kadar konuşursak konuşalım, duynası gerekenler duymayacak. Ancak günün sonunda tek bir gerçek olacak: Bazı insanlar artık burada olmayacak. Bazı anneler babalar evlerinde çocuklarını bekleyecek ama o çocuklar gelmeyecek. Bazı öğretmenler bir daha ders veremeyecek. Bu yüzden fazla yazmak istemiyorum, çözüm önerileri sunmak istemiyorum ama yine de birkaç şey söylemezsem içim rahat etmeyecek. Bu olaylar basit olaylar değil. Biz her ne kadar normalleştirmeye, başka gündemlerle üzerini örtmeye çalışsak da bu olaylar suç. Cinayet. O "suça sürüklenmiş çocuklar" birer seri katil. Bu gerçekleri hiçbir şey değiştirmeyecek. O çocuklar birer çocuk. Suça sürüklenenler de "melek olanlar" da birer çocuk. Bu çocukları isimler takıp kategorize edemeyiz. Ancak "çocuk" kelimesi, 12 şarjörü boşaltana kadar okuluna ateş eden, pompalı tüfekle insanları vuran katiller için yalnızca yaş belirten bir kelimeden ibaret. Bu çocuklar her şeyden önce birer katil. Bir katil gibi yargılanmak, bir katil olarak anılmak zorundalar. Çünkü yaptıkları şey bu: Cinayet. Ve hiçbir söz bunu değiştiremeyecek. Bu çocuklar kendilerini vurarak bir şekilde yargıdan kaçtılar. Sahi yargılansalar da bir katil gibi ceza alırlar mıydı, emin değilim. Yine de bu katiller, bu cinayeti tek bir günde işlemediler. Bu planlanmış bir şeydi. Ve bunu yapmalarındaki sebep savaş
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Sebebini bilmediğimiz onca şeyi düşündüğümüzde gidip bir buğday tarlasına bakmaktan başka ne yapabilir insan? O bitkilerin tarihi bizimki gibi; çünkü ekmekle yaşayan bizler, hatırı sayılır ölçüde buğday gibi değil miyiz?.. Ve tıpkı onlar gibi, biz de olgunlaştığımızda biçilmeyecek miyiz? ~Vincent Van Gogh~
Hayata Dair
ÖLÜM, YAŞAMIN KARŞITI OLARAK DEĞİL PARÇASI OLARAK VARDIR. Bir kez sözcüklere döküldüğünde klişe görünüyor, ama o zamanlar bunu sözcükler değil, içimde bir düğüm olarak hissediyordum. Ölüm, kağıt ağırlığının içinde de vardı, bilardo masasının üstünde sıralanmış kırmızı-beyaz dört topun içinde de. Ve hayatımız boyunca onu ince bir toz gibi ciğerlerimize çekip duruyorduk.

Mavi Delice

, bir kitap okudu
Puan vermedi·352 syf.··
2025 3. kitabı
Haruki Murakami
7.1/10 · 13,9bin okunma
Puan vermedi·352 syf.··
2025 3. kitabı
Tuhaf bir kitaptı. Nasıl bittiğini anlamadığım, bitirince boşluğa uzun uzun baktığım bir kitaptı. Ve gercekten güzel yazılmıştı. Okurken bazen bir gençlik dizisinde gibi hissediyorsunuz, bazen de ölüm ve hayatı sorgulayan derin bir sohbette buluyorsunuz kendinizi. Ölüm, yaşam, intihar, cinsel hayat... çoğu kişinin isteyip de toplum baskısından dolayı değinemedigi konulara değinmişti kitap. Hem de bunları konuşulmaması gereken ayıp ve lanetli şeyler olarak değil, günlük hayatın bir parçası olarak anlatmıştı. Abartı bir kitap değildi, bir insanın yaşayabileceği olaylar, hissedebileceği duygular aktarılmıştı. Ayrıca sakin ve okuyucuyu içine alan bir atmosferi vardı. Evet, kalın bir kitap çünkü olaylar sıkıştırılmamıştı. Hayatın içinden bir kitaptı. Yavaş ama nasıl bittiğini anlamadığınız bir kitap. Eğer bu tarz romanları seviyorsanız, bir bakın derim. İmkansızın Şarkısı Haruki Murakami
Edebiyat
İmkansızın ŞarkısıHaruki Murakami · Doğan Kitap · 201513,9bin okunma