"Herkese kendini sevdirmenin, herkes tarafından hürmet görmenin yalnız güzellikle olmayıp, çalışmakla, kazanmakla, öğrenmek ve ilim bilmekle de olacağını göstermek istiyorum. Bu sevilmenin bu rağbet görmenin öyle kaybedilebilecek, çalınabilecek bir servetle ve gençlik âlemine mahsus geçici güzellikle aynı olmadığını anlatmak istiyorum. Onlar sahiplerini alınları buruştukça, saçları ağardıkça, vücut pörsüdükçe terk eden vefasızlardır. Onlar bana rağbet etmemişlerse ben de onları umursamıyorum! Benim kazanmaya çalıştığım huy ve faziletlerinse en büyük ve en güzel süsleri yüce düşüncelerle buruşmuş alın ve ilim tahsili uğrunda ağarmış saçlardır."
"Sükûnet... Sükûnet... Sonsuza dek kanayan yaralarımız için bize gereken en yüce merhem sükûnettir. .. Bir tek o, ışıl ışıl ve kayıtsız haliyle Yaradan'ın karmaşık eserini anlamamız ve ona nüfuz ederek onu daha az acımasız kılmamızı sağlar."