Kimseyle yorulmak istemiyorum, yeterince yoruldum…
Her kitabı okuduğumuzda içinde kendimize dair bir şeyler arar dururuz. Bazen bir cümle bazen bir karakter bazense kitap da geçen bir mekan. Hemen kendinizi yerleştiririz içine. Çok yorgunum, hayattaki ‘benin’ karşılığı yorgunluk.  Ondandır sanırım bu cümle çok dokundu bana… Ben de artık yorulmak istemiyorum. Kimseyle yorulmak, kendi kendime yorulmak, bedenen, fiziken, ruhen, kalben hiçbir şekilde yorulmak istemiyorum artık! Hani Meltem buldu ya kitabın sonunda huzuru, yılların yorgunlugu birkaç saatte geçti ya ben de bunu istiyorum. Ben de bu ümitten istiyorum. Kaybettiğim ümidi yeniden bulmak istiyorum.
En iyisi susmak. Susarak yaraların
iyileşmesini beklemek…