İnsanların iyi olduğuna inanışım, belki herkesin özünün başlangıçta iyi olduğunu ama sonradan yaşadıklarıyla, öğrendikleriyle başka bir insana dönüştüğünü düşünmemden geliyor.
Birinin sesini özlemeyi hep garip buluyorum. Ses, kollardan önce sarılıyor insana ve gözlerden önce görüyor sanki. Sesin gözleri, dokunuşu, kendine has ritmi var. Birinin sesindeki hareketleri özlemek, belki de bu yüzden çok dokunuyor bana.
Sanırım dokunmak karşındakinin çocukluğuna, acılarına, umutsuzluklarına, hüzünlerine dokunabildiğin zaman gerçekten “dokunmaktı” ve öpmek, karşındakinin acılarını öpebildiğin zaman gerçekten “öpmekti.”