Türk İnkılâp tarihi, böyle binlerce tezatlar ve birbirini tutmaz hareketlerle doludur. Bunun en belli başlı sebeplerinden biri, İnkılâbımızın bir inkılâpçı kadrosundan ve bir hareket ve taktik planından mahrumiyetidir. Onun içindir ki, bu inkılâbın tarihini tetkik ederken, onun vahdet ve şuurunu, yalnız, bir tek adamdan bulabiliyoruz: Gazi Mustafa Kemal...
Sayfa 172 - Büyük İnkılâp ve Küçük Politika·Kitabı okudu
"Üçüncü encümen bir odada içtima etti. Riyasetine hoca Müfit Efendiyi intihap eyledi. Meseleyi müzakere etmeğe başladılar. Şeriye encümenine mensup hoca efendiler, Hilafetin saltanattan münfek olamayacağını maruf safsatalarla istinat ettirerek iddia ettiler. Bu müddeiyatın cerh ve nakzında serbest idareikelam edenler ortaya çıkar görünmediler. Biz, çok kalabalık olan odanın bir köşesinde münakaşayı dinliyorduk. Bu tarzda bir müzakerenin maksut neticeye iktiranına intizar etmek bihude idi. Bunu anladık. Nihayet, müşterek encümen reisinden söz aldım. Önümdeki sıranın üstüne çıktım. Yüksek sesle şu beyanatta bulundum: -Efendiler, dedim, hakimiyet ve saltanat, hiç kimse tarafından hiç kimseye ilim icabıdır diye müzakere ile, münakaşa ile verilmez. Hakimiyet ve saltanat kuvvetle, kudretle ve zorla alınır. Osmanoğulları zorla Türk milletinin hakimiyet ve saltanatına vazıülyet olmuşlardı ve bu tasallutlarını altı asırdan beri idame eylemişlerdi. Şimdi de Türk milleti, bu mütecavizlerin hadlerini ihtar ederek hâkimiyet ve saltanatını isyan ederek kendi eline bilfiil almış bulunuyor. Bu bir emri vakidir. Mevzuubahs olan millete saltanatın hakimiyetini bırakacak mıyız, bırakmayacak mıyız? meselesi değildir. Mesele, zaten emri vaki olmuş bir hakikati ifadeden ibarettir. Bu behemehal olacaktır. Burada içtima edenler, meclis ve herkes meseleyi tabii görürse fikrimce muvafık olur. Aksi takdirde gene hakikat usuli dairesinde, ifade olunacaktır. Fakat, ihtimal, bazı hafalar kesilecektir."*
Sayfa 161 - Büyük İnkılâp ve Küçük Politika / Büyük Nutuk, sahife 494.·Kitabı okudu