Günümüz Türkçesiyle

Son Arzu

Hüseyin Rahmi Gürpınar
Tahmini Okuma Süresi:
7 sa. 2 dk.
Sayfa Sayısı:
248
Basım Tarihi:
16 Eylül 2023
İlk Yayın Tarihi:
1922
Yayınevi:
Kapra Yayıncılık
ISBN:
9786256475649
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

O ne der bu ne der korkusu...
10/10
·248 syf.··
2026 42. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 01:24
​Merhabalar herkese. ​Hüseyin Rahmi Gürpınar, son dönemlerde kalemini en çok sevdiğim, hicviyle, mizahıyla ve o meşhur ikili diyaloglarıyla beni benden alan bir yazar. Bu, üstattan okuduğum sekizinci eser ve her seferinde "başka ne yazsa okurum" dedirtmeyi başarıyor. Kitabı Kapra Yayınları’ndan okudum. Açıkçası fiyatları çok uygun olduğu için bazen çeviri ve edisyon konusunda tereddüt edebiliyor insan ama bu kitap özelinde söyleyebilirim ki çeviri de baskı da gerçekten efsaneydi. ​Gel gelelim romana ​Kitap ilk sayfalarda sıradan bir aşk romanı gibi başlıyor. Üç yakın arkadaş; Zişan, Vicdan ve Nuruyezdan. Bu üç genç hanım, üç beyefendiyle mektuplaşmaya başlıyor. Karakterler o kadar net çizilmiş ki: Zişan flörtü seven, biraz havai bir tip; Vicdan daha orta yolu bulan bir denge insanı; Nuruyezdan ise yaşına rağmen o kadar saf, o kadar temiz ve fenalık bilmeyen bir kız ki onun bu masumluğu hikayenin kalbini oluşturuyor. ​Nuruyezdan, Sabih Bey’e tüm ruhuyla aşık oluyor ancak toplumsal ikiyüzlülük burada devreye giriyor. Sabih, annesini bahane ederek geri çekilirken; mahalleli boş durmuyor. "O ne der, bu ne der" korkusu, dedikodu çarklarını döndürmeye başlıyor. Zişan ve Vicdan’ın yanında, aslında hiçbir suçu olmayan Nuruyezdan’ın da adı çıkıyor. Roman bize şunu soruyor: "Gerçek ahlak nedir?" Ailelerin "temiz kız" tanımı sadece görücü usulüne boyun eğmekten mi ibarettir? ​Nuruyezdan, dedesinin de desteğiyle kendisini gerçekten seven Ragıp Şeyda Bey ile evleniyor. Şeyda Bey tam bir "beyefendi", karakterli bir adam. Ama Nuruyezdan’ın kalbi bir kere kırılmış, gönlünü ona veremiyor. İşte roman burada bir aşk hikayesi olmaktan çıkıp, bir vicdan ve insanlık kitabına dönüşüyor. Özellikle finaldeki o tezatlık çok vurucu: Şeyda Bey her şeye rağmen sevdiğinin isteğini yerine
Edebiyat
Son ArzuHüseyin Rahmi Gürpınar · Kapra Yayıncılık · 202361 okunma
Son Arzu
8/10
·248 syf.··
Beğendi
·
2025 63. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Temmuz 2025 17:28
Sevda hastalığına kapılmış Nuruyezdan'ın hikayesini okuyoruz. "Kızım siz yeni terbiyede bir küçük hanımsanız ben de eski görgü ve histe bir kadınım" (s.177) ile 1918'de eski ve yeni bakış açısını ortaya seriyor. Küçük bir çevrede geçen sevda hikayesinde sokaklar, evler, evlerin içleri ve giyim kuşamdan da bahsediliyor. İki gencin sevdasına karşın Rıdvan Sabih'in annesinin bu sevdaya neden karşı çıktığının da hikayesini okuyoruz. Rıdvan Sabih'in iki arada kalması; Nuruyezdan'ın kara sevdaya tutulması ile hikaye ilerler. Salt sevda hikayesi de değil. Toplumun bazı konulara nasıl baktığı, kalıplaşan düşüncelerin ağırlığı, geleneksel yapı ve onun dışında kalmaya çalışanlar bir arada. Peki Nuruyezdan'ın "Son Arzu"su gerçekleşecek mi? Bunu da okuyacaklara bırakalım. Hüseyin Rahmi Gürpınar, Son Arzu kitabıyla bir gençlik sevdasının karasevdaya dönüşmesini heyecanlı, sürükleyici ve acıklı bir şekilde anlatıyor. Ezcümle: Okuduğum baskı Kapra yayıncılık tarafından Eylül 2023'de yayımlanmıştır. Bu kitabı 5 -9 Temmuz 2025 tarihleri arasında okudum. Bu kısa yazı ise 3 Ağustos 2025'de 1000Kitap sitesine eklenmiştir. Hüseyin Rahmi Gürpınar okuma etkinliği ( https://1000kitap.com/huseyin-rahmi-gurpinar-okuma-etkinligi--6555973 ) kapsamında okudum.
Edebiyat & Roman
Son ArzuHüseyin Rahmi Gürpınar · Kapra Yayıncılık · 202361 okunma

Yazar Hakkında

Hüseyin Rahmi GürpınarYazar · 100 kitap
17 Ağustos 1864 tarihinde İstanbul'da doğdu. Hünkâr yaveri Mehmet Sait Paşa'nın oğlu olan Hüseyin Rahmi, üç yaşında iken annesinin ölümü üzerine, Girit'te bulunan babasının yanına gönderildi. İlkokula başladı ancak babasının evlenmesi üzerine altı yaşında tekrar İstanbul'a anneannesinin yanına gönderildi ve eğitimine burada devam etti. Yakubağa Mektebi, Mahmudiye Rüşdiyesi ve idadide okuyan Hüseyin Rahmi, tarihçi Abdurrahman Şeref Bey'in himayesiyle Mekteb-i Mülkiye'ye girdi (1878). Okulun ikinci sınıfında iken ciddi bir hastalık geçiren Hüseyin Rahmi buradaki öğrenimini yarıda bıraktı (1880). Kısa bir süre, Adliye Nezareti Ceza Kalemi'nde memur, Ticaret Mahkemesi'nde Azâ Mülazımı olarak çalışan Hüseyin Rahmi hayatını kalemiyle kazanmaya çalıştı. 1887'de Tercüman-ı Hakikat gazetesinde yazmaya başlayan Hüseyin Rahmi, ardından İkdam ve Sabah gazetelerinde mütercim ve muharrir olarak çalıştı. II. Meşrutiyet döneminde 37 sayı süren Boşboğaz ve Güllâbi adlı bir gazete çıkardı. İbrahim Hilmi Bey ile birlikte çıkardığı Millet gazetesi de uzun ömürlü olmadı. 1925-1927 yılları arasında yayımlanan Türk Kadın Yolu adlı derginin yazarları arasındaydı. Sonraki çalışmalarını İkdam, Söz, Zaman, Vakit, Son Posta, Milliyet ve Cumhuriyet gazetelerine neşretti. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 5. ve 6. dönemlerde Kütahya milletvekili olan Hüseyin Rahmi, ömrünün son otuz bir yılını geçirdiği Heybeliada'daki köşkünde 8 Mart 1944 tarihinde öldü ve oradaki Abbas Paşa Mezarlığı'na defnedildi. Edebiyat hayatı Hüseyin Rahmi Gürpınar; İstanbul halkının toplumsal, töresel yaşantılarını, aile geçimsizliklerini, batıl inançlarını, yaşadığı çağdaki Türk toplumunun geçirmekte olduğu krizleri hümuristik bir mizah dehasıyla anlatır. Servet-i Fünûncuların yaşıtı olduğu halde, ayrı bir sanat görüşünü sürdürür. Romanlarındaki kahramanların çoğu 19. yy sonu İstanbul'un canlı, renkli insan, hayat manzaralarıdır. Eserlerinde Anadolu yoktur. Mizahı, güldürücü olduğu kadar, gülünç yönlerimizin yansıtılması, hicvedilmesi için gerekli bir araçtır. Hüseyin Rahmi, seçtiği tipleri seviyelerine uygun, ustaca konuşturur ve olayları gülünçlü, acıklı yönleriyle belirtir. Kuvvetli bir gözlem gücü vardır. Realist, natüralist bir görüşle "toplum için sanat" yapar. Ertem Eğilmez tarafından 1976 yılında çekilen Süt Kardeşler sinema filminin konusu Hüseyin Rahmi'nin Gulyabani (1913) isimli romanından uyarlanmıştır. Bağımsız sanatçılardan biri olarak da anılır. Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın romanları ve öyküleri yeni nesiller tarafından da kolayca anlaşılabilmesi için 1960 sonrasında içinde Mustafa Nihat Özön'ün de yer aldığı bir edebî kurulca sadeleştirilmişti. Bu sadeleştirme kimilerince yerinde bulunurken kimileri de özgün dilin dokunulmadan bırakılması gerektiğini savunmuşlardı. Kaynak: tr.wikipedia.org/wiki/Hüseyin_R...