Her neslin başından geçen, ahmağının, akıllısının, incesinin, kalınının zamanın kendilerine ayrılan koridorundan geçtiği, her neslin köşesini döndüğü ama kendisini biricik sandığı şeyler. Gençlikte insanın içi bomboş olduğundan içine ne düşse büyük gürültü çıkarıyor elbet. Her şeyin iyi ya da kötü aksi pek büyük oluyor. Zaman geçince halbuki en güzel, en yüksek şeylere bile bir yerin kalmadığı, her türlü etkilenmenin vaktiyle tüketildiği ve şimdiden sonra olacak olanın ve biçimlendirecek olanın bu vaktiyle dolanlar olduğu anlaşılıyor
"O saatte ne yapmakta olduğunu bildiğin bir topluluğun varlığını hatırlarsın, istersen sen de o topluluğa katılırsın. Bu bazı yalnızların ne kadar işine yarar biliyor musun, bunu hatırlayarak bir barınak bulurlar kendilerine. Belki de Tanrı bunu o yüzden emretmiştir kullarına, bu dünyada barınabilelim diye."