Liˡith︎Meᵈusa

Liˡith︎Meᵈusa
@Medusafrodizyak
𝓞𝓶𝓷𝓮𝓼 𝓥𝓾𝓵𝓷𝓮𝓻𝓪𝓷𝓽 𝓾𝓵𝓽𝓲𝓶𝓪 𝓷𝓮𝓬𝓪𝓽 𝓔𝓹𝓹𝓾𝓻 𝓼𝓲 𝓶𝓾𝓸𝓿𝓮
Tesla akşamında millette büyü yapıp sonrasında yaptığı açıklama
Bu müthiş gerçeğin ilk ipucunu henüz çok genç bir adamken gördüm fakat yıllar boyunca fark ettiklerimi tesadüf olarak yorumladım. Açıklamak gerekirse ne zaman ben ya da bağlı olduğum biri ya da kendimi ada­dığım bir amaç belli bir biçimde başkaları tarafından incitilirse, tekil ve tarif edilmesi güç bir acı duyuyordum. Bu acıyı ancak "kozmik" olarak adlandırabiliyo­rum. Hemen ardından ve hiç sekmeden bu acıyı veren insanlar belalarını buldular.
Sayfa 94
Fizik
Liˡith︎Meᵈusa
Tesla abim ardından bunu kendine göre şu şekilde açıklamış: “Vücutlarımız benzer yapılara sahiptir ve aynı dış etkilere maruz kalır. Bunun sonucunda tüm sosyal ve diğer kural ve kanunların dayalı olduğu genel aktivite­lerde ahenk ve tepki benzerliği oluşur. Hepimiz suyun yüzeyindeki mantarlar gibi döndürülen ve tamamen ortamın güçleri ile kontrol edilen otomatlarız. Ancak dışarıdan gelen etkilerin sonuçlarını öz irade ile karış­tırıyoruz. Hareketlerimiz ve davranışlarımız hep ha­yatı korumaya yönelik ve her ne kadar bağımsız gibi görünse de görünmeyen bağlarla birbirimize bağlıyız. Organizma mükemmel bir şekilde işlediği sürece, onu yönlendiren faktörlere doğru şekilde tepki verir fakat bireyde bir dengesizlik olduğu anda öz koruyucu­ gücü bozulur. Herkesin bildiği gibi, bir insan sağır olursa, gözleri bozulursa ya da uzuvları yaralanırsa hayatta kalma şansı azalır. Ancak bu durum, belki de daha çok, otomatı canlılık niteliklerinden mahrum eden bazı beyin kusurları için geçerlidir. Bunlar beyni tahribata sevk ederler. Son derece hassas ve gözlem­ci bir kişi, ileri derecede gelişmiş mekanizmaları yıp­ranmış ve çevrenin değişen koşullarına uyum sağ­lamakta başarılı olan insanüstü bir mekanik duyu ile ödüllendirilmiştir ve bu, o kişinin doğrudan gözlemle­nemeyecek derecede belirsiz tehlikelerden kaçmasını sağlar. Denetim organları tamamıyla sakat olan insanlar­la karşılaştığında bu duyu baskın çıkar ve o, kozmik acıyı hisseder. “
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Haklısın hocam
- Merak bir içgüdü müdür yoksa öğrenilen bir şey midir? Davranışlarımızın çoğunda kalıtsal bir yönlendirmenin esas olduğunu düşünüyorum. Ancak, kişinin geçtiği eğitim süreci ve aile yapısının da bunda çok etkin olduğunu bili­yoruz. Bilinç meselesi esasında. Bu merak bilincinin oluşmasında, ilk beş yıl çok önemlidir. Çocuğa, "Bu günahtır, bunu söyleme, bunu öğrenip de ne yapacaksın" demeye başladığınız zaman ona bilim adamı olma yollarını kapa­mışsınız demektir. Dogmatik düşünce neden dünyanın en güzel ülkesini, Türkiye'yi perişan etti? En önemli unsur Osmanlı unsuru. Osmanlı, yaklaşık dört yüz sene Mısır'da kalmış ama piramitlerle ilgili tek bir sayfa yazmamış, yaz­dırmamış. Dünyada Çin Seddi'nden sonra bilinen en bü­yük yapı olmasına rağmen. Osmanlı bakteriyi, böceği me­rak etmemiş olabilir, bir bitkiyi merak etmemiş olabilir ama insaf edin. Piramitleri merak etmemek inanılır gibi de­ğil. Meraktan bu dev eserleri kim yaptı, içinde ne var gibi karmaşık bir araştırmayı da kastetmiyorum. Sadece ve sa­dece, bir adam gönderip enini ve boyunu adımlarla ölçtü­rebilir ve İmparatorluğun başka bölgelerinde yaşayan in­sanlara, "Benim mülkümde, örneğin yüz adım eninde iki yüz adım boyunda bir yapı var" diye bilgi verebilirler, hat­ta övünebilirlerdi. Osmanlı idaresine hala özlem duyanları­mızın kulakları çınlasın. Osmanlı hiç meraklı ve ilgili değil. Neden? Dogmatik düşünceyle idare edilen bir sistemdi. Dogmatik düşünce bize hem İslam ülkelerinden hem de Osmanlı'dan geldiği için, biz ne ağacımızı tanımışız, ne dağımızı tanımı­şız.
Sayfa 273 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - I. Baskı: Mayıs, 2006 •ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Elveda Doğu; Hacettepe Üniversitesi ve Evlilik·Kitabı okudu
Liˡith︎Meᵈusa isimli okura yanıt verildi
Liˡith︎Meᵈusa
Kültürün oluşmaması konusunda haklı ne yazık ki ama mikrop konusuna gelince Osmanlının hakkını yememek lazım birçok konuda özellikle tıp alanında dönemine göre öndelerdi Osmanlıyı dönem dönem değerlendirmek gerekiyor eski Türkiyenin şu anki dönemine bakarak nasıl eski Türkiyede bilimden yoksun diyemiyorsak Osmanlı hakkında da böyle denmemesi kanaatindeyim biraz bu başa geleninin ideolojisiyle alakalı bir durum
Haklısın hocam
- Merak bir içgüdü müdür yoksa öğrenilen bir şey midir? Davranışlarımızın çoğunda kalıtsal bir yönlendirmenin esas olduğunu düşünüyorum. Ancak, kişinin geçtiği eğitim süreci ve aile yapısının da bunda çok etkin olduğunu bili­yoruz. Bilinç meselesi esasında. Bu merak bilincinin oluşmasında, ilk beş yıl çok önemlidir. Çocuğa, "Bu günahtır, bunu söyleme, bunu öğrenip de ne yapacaksın" demeye başladığınız zaman ona bilim adamı olma yollarını kapa­mışsınız demektir. Dogmatik düşünce neden dünyanın en güzel ülkesini, Türkiye'yi perişan etti? En önemli unsur Osmanlı unsuru. Osmanlı, yaklaşık dört yüz sene Mısır'da kalmış ama piramitlerle ilgili tek bir sayfa yazmamış, yaz­dırmamış. Dünyada Çin Seddi'nden sonra bilinen en bü­yük yapı olmasına rağmen. Osmanlı bakteriyi, böceği me­rak etmemiş olabilir, bir bitkiyi merak etmemiş olabilir ama insaf edin. Piramitleri merak etmemek inanılır gibi de­ğil. Meraktan bu dev eserleri kim yaptı, içinde ne var gibi karmaşık bir araştırmayı da kastetmiyorum. Sadece ve sa­dece, bir adam gönderip enini ve boyunu adımlarla ölçtü­rebilir ve İmparatorluğun başka bölgelerinde yaşayan in­sanlara, "Benim mülkümde, örneğin yüz adım eninde iki yüz adım boyunda bir yapı var" diye bilgi verebilirler, hat­ta övünebilirlerdi. Osmanlı idaresine hala özlem duyanları­mızın kulakları çınlasın. Osmanlı hiç meraklı ve ilgili değil. Neden? Dogmatik düşünceyle idare edilen bir sistemdi. Dogmatik düşünce bize hem İslam ülkelerinden hem de Osmanlı'dan geldiği için, biz ne ağacımızı tanımışız, ne dağımızı tanımı­şız.
Sayfa 273 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - I. Baskı: Mayıs, 2006 •ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Elveda Doğu; Hacettepe Üniversitesi ve Evlilik·Kitabı okudu
Liˡith︎Meᵈusa
Ne yazık ki bu konuyu yanlış biliyor hocamız. Osmanlıda Akşemsettin asıl adı Muhammed bin Hamza ilk kez mikroptan bahseden alimdir. Birçok tarih kitabında da bulunmaz sadece bir kaynakta vardı onun da ismini hatırlamıyorum. O kaynakta da bunu bahseden kişi 2018 yılında yanlış hatırlamıyorsam vefat etti. Akşemsettin tıpla ilgili birçok çalışması var fakat biz onu Fatih Sultan Mehmeti'in hocası olarak biliyoruz. Bu arada mikroplardan ilk bahsettiği kitap;Maddet-ül Hayat “Hastalıkların insanlarda teker – teker peyda olduğunu zann etmek yanlıştır. Hastalıklar insandan insana gözle görülmeyecek kadar küçük tohumlar vasıtasıyla geçer”