Bu müthiş gerçeğin ilk ipucunu henüz çok genç bir adamken gördüm fakat yıllar boyunca fark ettiklerimi tesadüf olarak yorumladım. Açıklamak gerekirse ne zaman ben ya da bağlı olduğum biri ya da kendimi adadığım bir amaç belli bir biçimde başkaları tarafından incitilirse, tekil ve tarif edilmesi güç bir acı duyuyordum. Bu acıyı ancak "kozmik" olarak adlandırabiliyorum. Hemen ardından ve hiç sekmeden bu acıyı veren insanlar belalarını buldular.
- Merak bir içgüdü müdür yoksa öğrenilen bir şey midir?
Davranışlarımızın çoğunda kalıtsal bir yönlendirmenin esas olduğunu düşünüyorum. Ancak, kişinin geçtiği eğitim süreci ve aile yapısının da bunda çok etkin olduğunu biliyoruz. Bilinç meselesi esasında. Bu merak bilincinin oluşmasında, ilk beş yıl çok önemlidir. Çocuğa, "Bu günahtır, bunu söyleme, bunu öğrenip de ne yapacaksın" demeye başladığınız zaman ona bilim adamı olma yollarını kapamışsınız demektir. Dogmatik düşünce neden dünyanın en güzel ülkesini, Türkiye'yi perişan etti? En önemli unsur Osmanlı unsuru. Osmanlı, yaklaşık dört yüz sene Mısır'da kalmış ama piramitlerle ilgili tek bir sayfa yazmamış, yazdırmamış. Dünyada Çin Seddi'nden sonra bilinen en büyük yapı olmasına rağmen. Osmanlı bakteriyi, böceği merak etmemiş olabilir, bir bitkiyi merak etmemiş olabilir ama insaf edin. Piramitleri merak etmemek inanılır gibi değil. Meraktan bu dev eserleri kim yaptı, içinde ne var gibi karmaşık bir araştırmayı da kastetmiyorum. Sadece ve sadece, bir adam gönderip enini ve boyunu adımlarla ölçtürebilir ve İmparatorluğun başka bölgelerinde yaşayan insanlara, "Benim mülkümde, örneğin yüz adım eninde iki yüz adım boyunda bir yapı var" diye bilgi verebilirler, hatta övünebilirlerdi. Osmanlı idaresine hala özlem duyanlarımızın kulakları çınlasın. Osmanlı hiç meraklı ve ilgili değil. Neden? Dogmatik düşünceyle idare edilen bir sistemdi. Dogmatik düşünce bize hem İslam ülkelerinden hem de Osmanlı'dan geldiği için, biz ne ağacımızı tanımışız, ne dağımızı tanımışız.
Sayfa 273 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - I. Baskı: Mayıs, 2006 •ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Elveda Doğu; Hacettepe Üniversitesi ve Evlilik·Kitabı okudu
- Merak bir içgüdü müdür yoksa öğrenilen bir şey midir?
Davranışlarımızın çoğunda kalıtsal bir yönlendirmenin esas olduğunu düşünüyorum. Ancak, kişinin geçtiği eğitim süreci ve aile yapısının da bunda çok etkin olduğunu biliyoruz. Bilinç meselesi esasında. Bu merak bilincinin oluşmasında, ilk beş yıl çok önemlidir. Çocuğa, "Bu günahtır, bunu söyleme, bunu öğrenip de ne yapacaksın" demeye başladığınız zaman ona bilim adamı olma yollarını kapamışsınız demektir. Dogmatik düşünce neden dünyanın en güzel ülkesini, Türkiye'yi perişan etti? En önemli unsur Osmanlı unsuru. Osmanlı, yaklaşık dört yüz sene Mısır'da kalmış ama piramitlerle ilgili tek bir sayfa yazmamış, yazdırmamış. Dünyada Çin Seddi'nden sonra bilinen en büyük yapı olmasına rağmen. Osmanlı bakteriyi, böceği merak etmemiş olabilir, bir bitkiyi merak etmemiş olabilir ama insaf edin. Piramitleri merak etmemek inanılır gibi değil. Meraktan bu dev eserleri kim yaptı, içinde ne var gibi karmaşık bir araştırmayı da kastetmiyorum. Sadece ve sadece, bir adam gönderip enini ve boyunu adımlarla ölçtürebilir ve İmparatorluğun başka bölgelerinde yaşayan insanlara, "Benim mülkümde, örneğin yüz adım eninde iki yüz adım boyunda bir yapı var" diye bilgi verebilirler, hatta övünebilirlerdi. Osmanlı idaresine hala özlem duyanlarımızın kulakları çınlasın. Osmanlı hiç meraklı ve ilgili değil. Neden? Dogmatik düşünceyle idare edilen bir sistemdi. Dogmatik düşünce bize hem İslam ülkelerinden hem de Osmanlı'dan geldiği için, biz ne ağacımızı tanımışız, ne dağımızı tanımışız.
Sayfa 273 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları - I. Baskı: Mayıs, 2006 •ÜÇÜNCÜ BÖLÜM: Elveda Doğu; Hacettepe Üniversitesi ve Evlilik·Kitabı okudu