Babam zamanlar önce ölmüştü.
Babam öldüğü zaman, gökyüzü maviydi.
Annem birden kalktı uykudan, kızkardeşim güzelleşti.
Babam öldüğü zaman, bekçilerin hepsi şairdi.
Kaç kilo kavun istiyorsun? diye sordu manav bana.
Sordum: Gönül hoşluğunun gramı kaça?...
Ulaşmak, yakalamak istediğim birileri, bir şeyler var ama hep geç kalıyorum. Tam varmışken gidiyor o şey.
Kalkan bir otobüs oluyor, kapanan bir kapı oluyor, kalabalığa karışıp bir daha göremediğim biri oluyor...
Geç kalıyorum sonuçta.
Hayatla aramdaki bu fark hiç kapanmadı...
Nerde yanlış yaptım?
Birçokları bunu hiç düşünmediğimi sanıyor. Yanılıyorlar oysa. Sırf bu soru yüzünden, gözlerimi hiç kapanmadan, günleri birbirine bağladığımı bilirim...